Okuma Süresi: 5 dakika

Başkentimiz Ankara hakkı teslim edilmeyen, tarihi pek de bilinmeyen şehirlerimizden. Ankara’nın cumhuriyetimizin başkenti olmadan önce bir köyden ibaret olduğu, tarihinin de pek eskiye dayanmadığı zannı hakimdir. Ancak bu zannın ve bilinenin aksine Ankara’nın tarihi çok eskilere gitmektedir. Üstelik Ankara kurulduğu dönemden başlayarak bugüne kadar -özellikle Antik Ankara döneminde- oldukça önemli seviyelerden geçmiş. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle ise ülkemizin ikinci büyük şehri, yıllık GSYİH payında ikinci, birçok alanda da ülkemizin önde gelen şehridir Ankara.

Hakim olunan görüş ile fiili gerçek arasındaki farklılıktan birçok soru ortaya çıkıyor. Ankara’yı tanıyor muyuz? Ankara’nın tarihinden ne kadar haberdarız? Örneğin şehirde M.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısında kurulmuş bir Roma tapınağı bulunduğunu biliyor muyuz? Ya Ankara’da 1178 veya 1289 yıllarında inşaa edilmiş, dolayısıyla 840 ve 730 yıllık camilerin bulunduğunu? Bu topraklarda milletimiz tarafından yaşanan ilk cumhuriyet deneyiminin Ankara (Ahi) Cumhuriyeti olduğunu biliyor muyuz mesela? Ya Mustafa Kemal Atatürk’ün bu deneyimden haberdar olduğu ve bu deneyimi çok önemsediğinden?

Soruları arttırmak mümkün ancak buna gerek yok, zira yaygın bir şekilde genel olarak tarih bilmezliğimize ek olarak, bendeniz dahil, bir Ankara’yı tanımama hali hakim ülkemizde. İşte bu eksiğimizi kapatmak ve başkentimize hakkı olanı teslim etmek adına, okuyan ve öğrenen kişiler olarak, başkentimizi tanımak için Haluk Sargın’ın Antik Ankara kitabı iyi bir başlangıç olacaktır.

Eserden Aklıma Takılanlar…

  • Ankara, tarihte, günümüzün dışında üç ayrı dönemde, farklı devletlere “başkent”lik etmiştir.
  • Günümüzde aynı veya farklı işleve sahip pek çok yapıyı kullananlar, ne yazık ki bu yapıların inşa edildikleri dönemlerle, özellikleriyle ilgilenmiyorlardı. Temsil ettiği tarihsel kimliğin farkında bile değiller. Söz gelimi Ahi Şerafettin Camii’ne giden veya önünden geçenler, bu caminin 13. yüzyıldan kaldığını veya 730 yıllık bir geçmişi bulunduğunu ya da Sulu Han’da alışveriş edenler, 430 yıllık bir çarşıda gezdiklerini bilmiyor.
  • Ankara arkeolojik açıdan çok zengin bir kenttir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca tescil edilmiş arkeolojik sit alanı sayısı 395’tir.
  • Ankara ilkçağlardan beri Anadolu’nun en eski kentlerindendir. Yaklaşık beş bin yıllık uzun bir geçmişi vardır.
  • Kentteki ilk önemli yerleşme Frigler Dönemi’nde oldu. Bu dönemin izlerine Augustus Tapınağı’nın duvarlarında rastlanır. Frigler’İn ana tanrıçası Kybele’nin (Kibele) oturduğu tepenin bugünkü Hacı Bayram Camii ve çevresi olduğu kazırlarda bulunan Frig kalıntılarıyla gösterilir.
  • Ankara’nın en parlak dönemi, Roma İmparatorluğu’nda Galatya eyaletinin başkenti olmasıyla başlar.
  • Kanuni Sultan Süleyman, devletin yanında yer almadığı düşüncesiyle Ankara’yı cezalandırır. 16. yüzyılda Kanuni devrinde eyalet sistemi kurulurken bir süre Anadolu eyaletinin merkezi olan Ankara, eyalet merkezi Kütahya’ya nakledilince, “sancak merkezi” konumuna getirilir.
  • 16. yüzyılın başlarında Ankara, başkent Bursa’dan sonra Anadolu’nun en büyük kentidir. Nüfusu, Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan’a göre yaklaşık 15 bin kişidir.

İçindekiler

Sunum, ix
Birinci Baskıya Önsöz, xi
Genişletilmiş İkinci Baskıya Önsöz, xiii
Giriş, 1
Ankara Adının Kaynağı, 6
Ankara’nın Cumhuriyet Dönemi’ne Kadar Kısa Tarihi, 10
Prehistorik (Tarihöncesi) Çağ’dan Tunç Çağı’na kadar Ankara, 14
Hitit Dönemi, 18
Frig Dönemi, 19
Lidya ve Pers Dönemleri, 21
Klasik Çağ ve Galatlar, 22
Roma Dönemi, 28
Hristıyan Ankara ve Bizans Dönemi, 36
Ortaçağ’da Ankara, 40
Selçuklu Dönemi, 44
Moğollar, İlhanlılar, Eretnalılar, 48
Ankara (Ahi) Cumhuriyeti, 49
Omsnalı Dönemi, 51
Antik Ankara Gezisi, 63
Ankara Kalesi, 65
Alâeddin Camii, 75
Ahi Elvan Camii, 76
Arslanhane (Şerafeddin) Camii ve Külliyesi, 77
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 80
Müzenin Ankara Bölümü (Çağlar Boyu Ankara Galerisi), 92
St. Clemens (Aziz Klemens) Kilisesi, 104
Roma Tiyatrosu, 107
Augustus ve Roma Tapınağı, 111
Hacı Bayram Camii ve Külliyesi, 120
Hacı Bayram Camii Meydanı Duvar Kalıntısı, 123
Julianus (Julien) Sütunu, 125
Roma Yolu (Cardo Maximus), 126
Roma Hamamı ve Açık Hava Müzesi, 128
Sütunlu Cadde (Sütunlu Yol, Direkli Yol), 136
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Müzesi, 137
Gordion Antik Kenti, 140
Midas Tümülüsü, 143
Gordion Müzesi, 145
Gâvurkale, 149
Kalecik Kalesi, 152
Selçuklu ve Osmanlı Dönemi Eserleri, 152
Karacabey (İmaret) Camii ve Külliyesi, 160
Cenabi Ahmet Paşa (Hayali Ahmet, Yeni Camii ve Külliyesi), 161
Eski Ankara Evleri, 164
Sonsöz, 165
Notlar, 167
Kaynakça, 175
Dizin, 187
Yazar Hakkında, 193

Arka Kapak Yazısı

“Ankara” denilince, tüm yolların kesiştiği bir kent akla gelir. Bu topraklardan gelip geçen tüm uygarlıklar Ankara’da da kendi izlerini bırakmış, ortaya bir uygarlıklar sentezi çıkmasına yol açmıştır. Diğer antik kentlerin aksine, Ankara beş bin yıl boyunca bir yerleşim alanı olmayı sürdürmüş, üç farklı uygarlığa başkentlik yapmıştır. Bu açıdan, Ankara dünyanın en eski en önemli tarihi kentlerinden biridir.

Antik Ankara, Ankara’nın tarihsel kimliğini, birbirinden farklı uygarlıklardan günümüze kalan mirası ortaya çıkarmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Acaba mürekkep balığının 193 milyon yıl önce yaşamış ataları Ammonoidlere ait fosillerin Ankara’da bulunduğunu kaçımız biliyoruz? Peki Ankara ormanlarının, ilk insana benzeyen Ankara Maymunu’na ev sahipliği yaptığını ya da Roma İmparatorluğu’na dair en önemli belgenin Ankara’da bulunduğunu duymuş muydunuz? Hacı Bayram Camii’nin, Frig ana tanrıçası Kibele’nin ve Galatların baş tanrısı Men’in tapınakları ile aynı yerde olduğunu, hatta Augustus Tapınağı ile yan yana durduğunu bilenlerin sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor.

Ankara’da her gün beş bin yıllık bir tarihle iç içe yaşıyor, ancak ne yazık ki her gün önünden geçtiğimiz tümülüsleri küçük tepeler sanıyoruz. Bu tarihsel mirasa sahip çıkmak, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak gibi bir görevimiz var ve bunu da ancak Ankara’nın tarihini bilerek yerine getirebiliriz.

Yoğun ve titiz bir çalışmanın ürünü olan Antik Ankara, Ankara’nın tarihsel mirasını ortaya koyuyor ve beş bin yıllık bir tarihi, birbirinden güzel fotoğraflarla yeniden canlandırıyor. Ayrıca, zengin kaynakçası ile Ankara’nın tarihini araştırmak isteyenlere de çok önemli bir hazine sunuyor.

Antik Ankara, hem Ankara’yı sevenlerin, hem de Ankara’nın tarihine ve hatta antik tarihe ilgi duyanların yanından ayıramayacağı bir kitap. Ankara’yı gezmek isteyenler için bir rehber, öğrenciler içinse tam bir başvuru kaynağı.

Künye

Kitabın Adı
Antik Ankara

Yazar
Haluk Sargın

Sayfa Sayısı
193

Yayıncı
Arkadaş Yayıncılık

İlk Baskı
2012

Baskı Sayısı
2 (İki)

ISBN
978-975-509-719-0

Kitapsever Mecralarda Antik Ankara Kitabı

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 16/07/2020
Son Güncelleme Tarihi, 04/09/2020
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 3 gün
Çalışma Süresi, 1 saat 20 dakika

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.