Okuma Süresi: 7 dakika

İnsanoğlunun tarih boyunca yapmış olduğu en büyük üç icat nedir deseniz muhtemelen yanıtlar -tarihsel sırayla- ateşi bulmak, dili keşfetmek ve yazıyı bulmak olacaktır. Her biri, bir sonraki atılımı mümkün kılan bu üç büyük değişim, bugün medeniyet dediğimiz yapıyı inşaa etmemizi sağlamıştır. Türümüzün bu gelişim sürecinde ateşi icat edip yemeklerimizi pişirdiğimizde ne gibi bir değişiklik olduğunu biliyoruz. Şimdi sıra dil öğrenmek beyni nasıl etkiler sorusunun yanıtını vermede…

Dil Öğrenmek…

Dili, insanoğlunun düşüncelerini ve duygularını diğer insanlara aktarmak amacıyla iletişim kurarken kullandığı temel araç olarak tanımlayabiliriz. Bu yeteneğimiz başlı başına diğer insanlarla iletişim kurabilmek için vardır ve insan beyninde müthiş bir sinirsel maliyete neden olmasına rağmen, kaçınılmaz özelliklerimizden birisidir.1

Her ne kadar biyolojik açıdan oldukça maliyetli olsa da, kendini ifade etme arzusu bu maliyeti göğüslememiz ile sonuçlanmıştır. Bugün küçük çocuklardan da gözlemleyebildiğimiz gibi, uzun uğraşlar ve gayretler ile ilk -ana- dilimizi öğrenmemiz söz konusu olmaktadır. Peki hayal dünyamızı oluşturan, dünyayı nasıl algıladığımız üzerinde doğrudan etkisi olan dilimiz dışında, yeni bir dil öğrendimizde ne olur?

Dil Öğrenmek Beyni Nasıl Etkiler?

Herhangi bir dili -ana dilimiz dahil- öğrenmek beynimizde bulunan sinir hücrelerinin birbirlerinin arasında daha etkili bir bağlantı yapısı kurmasına neden olmaktadır. Bu sayede nöral düzlemde daha gelişkin bir yapıya sahip beyne sahip olacağımız aşikardır. Bu durumun dışında, somut bilimsel araştırmalar çerçevesinde, dil öğrenmek beyni nasıl etkiler gelin bir bakalım.

Dil Öğrenmek Daha Doğru Uzun Vadeli Kararlar Almanızı Sağlar

Şikago Üniversitesi’den Dr. Boaz Keysar’ın yaptığ bir çalışma2 ile, çokdilli kişilerin, ana dilleri dışında öğrenmiş oldukları dilde düşündüklerinde, ana dillerinde düşünmeye kıyasla duygulardan çok daha bağımsız olabildiklerini tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, kişinin ana dili dışında düşünüyor olması, hızlı duygusal tepkiler ve duygusal yaklaşımlar üretmekten daha uzak olmasını sağlamaktadır. 

Bu nedenle, bir başka dil bilirseniz ve vermeniz gereken önemli bir karar olduğunda o dilde düşünmeniz, çok daha sağlıklı ve başarılı bir karar almanızı sağlayacaktır.

Dil Öğrenmek Dikkatinizi ve Hafızanızı Güçlendirecektir

ABD’deki Northwestern Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma ile iki dilli kişilerin bildiği dilleri kullanırken yaşadıkları zengin öğrenim deneyiminin, işitsel sinir sisteminde bir gelişim sağladığı, bu durumun da dikkat ve hafızayı geliştirdiği görülmüştür.

Dil Öğrenmek Beyninizi Büyütür. Hem de Gerçek Anlamda…

İsveç’te bulunan Lund Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada3, kısa süreli ve yoğun dil öğrenen kişilerin beyinlerini bu öğrenme sürecinin öncesinde ve sonrasında MRI cihazları ile görüntülemişler. Yapılan çalışmada kişilerin beyinlerinin fiziksel olarak değiştiği ve büyüdüğü tespit edilmiş. Daha ayrıntılı olarak açıklamak gerekirse, yeni dil öğrenimi sonucunda beynin öğrenme ve mekansal konumlama gibi işlerden sorumlu bölgesi olan hipokampüs bölgesi ve cerebral cortex denen beynin üst katmanında yer alan dil öğrenme ile sorumlu üç bölgenin değiştiği ve büyüdüğü görülmüştür.

Bu çalışma sonucu elde edilen tespitlerden birisi de bir yabancı dil üzerine çalıştıkça, ek bir dili öğrenme daha da kolaylaşacak şekilde beyin fiziksel olarak değişmesi olmuştur.

Dil Öğrenmek Bilişsel Gerilemenizi Yavaşlatır

Yıllar geçtikçe, özellikle de beynin kendini geliştirmesi için onu zorlayıcı etkinliklerde bulunmuyor isek, beynimizin fiziksel özelliklerinde ve bilişsel yeteneklerimizde gerileme söz konusu olacaktır. Bu durumun ilerleyen yaşlarda bunama ya da Alzheimer gibi hastalıklar ile sonuçlanması ihtimali de mevcut.

Bununla birlikte her yeni öğrenilen yeni bir dil, beyinde ciddi sinirsel hareketlilik ortaya çıkartmakta ve biyolojik zeminde gelişmeyi sağlamaktadır. bu durumunda da kişilerin bilişsel yeteneklerinin gerileme hızını yavaşlattığı görülmüştür. Bu durum son yapılan bir araştırmanın4 cinsiyet, etnik köken, meslek deneyimden bağımsız olarak, çift dilli kişilerin bilişsel gerilemesinin tek dilli kişilere göre 4,5 yıl geriden geldiğinin bulunması ile tespit edilmiştir.

Dünyayı Daha Farklı Şekilde Görmeye Başlarsınız

Her dilin felsefesi, oluşurken geçirdiği süreç ve gelişim farklı yönlerde gerçekleşmiştir. Bu nedenle dillerin aynı konular üzerinde birbirlerinden oldukça farklı bakış açıları ile ele almışlardır. Bu nedenle yeni bir dil öğrendiğinizde, ana dilinizden oldukça farklı bir bakış açısı ile bakmak durumunda kalırsınız.

Örnek vermek gerekirse, Rusça öğrenmenizin söz konusu olduğunda açık maviye “goluboy” demek, koyu maviye ise “siniy” demek durumunda kalır, bu iki renge de iki farklı renk muamelesi yapar ve her ikisine de mavi demekten uzaklaşırsınız.

Ya da Çince öğrendiğiniz zaman aynı sözcüğü farklı tonlamalar ile farklı anlamlara gelebildiğini öğrenir, o dili konuşurken ya da o dilde dinlerken bu ton ayrımına dikkat etmeye başlarsınız.

Bu gibi yaşanabilecek birçok süreç sonucunda, dünyayı daha farklı görmeye ve algılamaya başlarsınız.

Ana Dilinizi Daha İyi Konuşmaya Başlarsınız

Ana dillerimiz üzerine dilbilgisi anlamında belirli bir eğitim almış olmakla beraber, dilimizi öğrenmede geçen süreç daha ziyade sezgisel ve deneyime dayalı bir yapı taşımaktadır. Bu nedenle aldığımız dilbilgisi eğitimini çok iyi özümsememiş ve bu konuda belirli bir hassasiyetimiz gelişmemişse, genellikle dilin kendi kuralları doğrultusunda değil, konuşma dilinin “kurallarını” uygulamanız söz konusu olacaktır. Kendi dilimizi daha iyi konuşma hali de tam bu çerçevede ortaya çıkmaktadır.

Avustralya’nın Macquarie Üniversitesi’nde yapılmış olan bir çalışmada,5 yabancı bir öğrenirken bir dilin yapısal çerçevesine daha dikkat edildiği ortaya çıkmış. Bu durumunda da “üst dil farkındalığı” adı verilen bir “aydınlanma” yarattığı, bu kapsamda yabancı bir dil öğrenen kişilerin dilin kavramlarını ve yapılarını kullanma yetilerinin arttığı ve bu gelişimin anadilin kullanımında da kendini gösterdiğini tespit edilmiştir.

Daha Açık Görüşlü Olursunuz

Yeni bir dil öğrenildiğinde sizin dilinizi konuşan topluluğun oluşturduğu kültürün dışında, başka bir dili konuşan çok başka bir topluluğun kültürü ile temas etmeye başlarsınız. Sadece yeni bir kültürle değil, başka değerler, farklı bakış açıları ve değişik inanışlar ile muhatap olursunuz. Bu kapsamda bir dili öğrenmek, o dilin çevresinde kurulmuş olan duygu ve fikir dünyası ile etkileşime girebilir hale gelmek anlamına gelmektedir.

Bu nedenle yeni bir dil öğrendiğinizde -temel amaç bu olmasa da- daha açık görüşlü bir birisi olacağınız açıktır. En azından yeni bir dili öğrenmeden önceki halinize göre…

Son Söz Yerine

Dil öğrenmek beyni nasıl etkiler incelediğimize göre artık yeni bir dil öğrenmeye girişebiliriz… Bu kapsamda 

konulu yazılar etkili bir başlangıç yapmak için, size gerekli motivasyonu sağlayacaktır. Büyük hedefler belirlemeye gerek yok. Dil öğrenirken keyif almaya ve eğlenmeye bakın. Yeni bir dil öğrenmeye karşı bakış açınız ne kadar kucaklayıcı ve esnek olursa, o dili öğrenme hızınız o kadar yüksek ve uğraşınız o kadar keyifli olacaktır.

Nereden mi biliyorum? Çünkü birkaç yıldır, sadece keyif aldığım için, İngilizce üzerinden İspanyolca öğreniyorum.

Gelin beni dinleyin, ister bildiğiniz dilin üzerine eğilin, ister yeni bir dil öğrenmeye başlayın. Yapacağınız bu yatırımın size -dil öğrenmenin dışında- nasıl olumlu dönüşleri olacağını zaten biliyorsunuz.

Öyle değil mi?

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 18/11/2021
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 3 gün
Çalışma Süresi, 3 saat 31 dakika

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.