Okuma Süresi: 3 dakika
Konu Mevsim Geçişleri ve Hastalıklar Olunca, Sevgili Barış Manço’yu ve Nane Limon Kabuğu’nu anmamak olmaz…

Sıcak yaz günlerinden sonra serin, hatta soğuk günler kapıda… Soğuk kış günleri henüz gelmemiş olsa da, günler insanı yanıltan ve bir anlamda boşa düşüren, bir var bir yok olan sıcak veya ılık hava ile geçiyor. Geçirmekte olunan bu mevsim geçişlerinde, doğadaki değişimlere bağlı olarak vücutlarımız üzerinde de, davranışlarımızda da değişiklikler söz konusu oluyor. Bu nedenle mevsim geçişlerinde hastalıklardan nasıl korunulur bilmek önemli bir hal alıyor.

Bağışıklık sistemi çok da güçlü olmayan bireylerin, görece sık yakalandığı soğuk algınlığı, sinüzit, nezle, grip, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklar ile mücadele edebilmek için elbette ki yapılabilecekler mevcut. Bendenizin de hayatında takip ettiği, hastalıksız bir mevsim geçişi geçirmek için yapabileceklerimizi hep beraber inceleyelim.

Prebiyotik ve Probiyotik Besinler İle Beslenin

Sağlıklı ve mikrobiyolojik açıdan zengin bir bağırsak florasının, birçok faydasının yanında, bağışıklık sistemi üzerinde olduğu da güçlendirdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle kefir, yoğurt, kimçi, sauerkraut, turşu ve kombu çayı gibi probiyotik ürünler tüketmek ve bir de bu probiyotik ürünleri desteklemek için birçok faydası bulunan prebiyotik özellikteki yiyeceklerden tüketmek önemlidir. Tabii kefirin faydalarından, kimçinin faydalarından, kombu çayının faydalarından tam anlamıyla yararlanabilmek için bu lezzetlerin ticari ürünlerden ziyade evde yapılmış olmasına dikkat etmek gerekmektedir. Ancak bu önemli lezzetleri kendiniz yapamıyorsanız da, düzgün işletmelerce üretilmiş nitelikli ürünleri de tüketebilirsiniz.

Bağışıklık Sisteminizi Destekleyecek Çorbalardan İçin

Beyran, et suyu çorba, tavuksuyu çorba, kelle paça, pöç çorbası gibi bağışıklık sisteminizi destekleyecek çorbaları içmekte yarar var. Tabii ki, bünyeye yüklenip, yıpratmamak için de yürüyüş ve sporu yaparak…

Bağışıklık Sisteminizi Destekleyecek Yiyeceklerden Tüketin

Bağışıklık sistemini destekleyecek sarımsak, soğan gibi yiyeceklerden tüketmek de bünyeyi özellikle hastalıklara karşı güçlü tutacaktır.

D Vitaminine Dikkat Edin

Güçlü bir bağışıklık sistemi için D vitamini de önemlidir. En doğrusu sonbahar gelmeden -geldiyse de geldikten sonra- 15-20 dakika doğrudan güneşe maruz kalmak olacaktır. Güneşlenme dışında, gıda ile D vitamini seviyemizi desteklemek mümkündür. Yumurta, balık ve mantar gibi hayvansal D vitamini kaynakları olduğu gibi, zencefil, kuşburnu, kara mürver meyvesi ve turunçgiller gibi D vitamini kaynakları da seçeneklerimiz arasında bulunmaktadır.

Spor! Hem de Mutlaka!

Açık havada kısa süreli bir yürüyüş de olsa, bir spor salonunda spor yapmak da olsa, her türlü spor etkinliği, bedeninize olduğu kadara zihnimize de iyi gelmektedir. Yapılan araştırmalar sporun genel sağlık seviyemizi etkilediği kadar, bağışıklık sistemimizi de güçlendirici etki göstermektedir. İşte bu nedenle küçük seviyelerle de olsa mutlaka spor yapmak gerekmektedir.

Kaliteli ve Nitelikli Uyku Şart

Uykunun akıl sağlığı kadar beden sağlığı üzerine de önemli etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle, çok daha dirençli bir bünye için saat 22:00 ile 02:00 arasındaki değerli bölümü kaçırmayacak şekilde, 6 – 8 saat arası uyku şarttır. Mümkün olabilecek en yüksek seviyede karanlık ve elektromanyetik kirlilikten uzak bir ortam, dinlendirici ve verimli bir uyku uyuyabilmek için gereklidir.

Kalabalık Ortamlardan Kaçının

Kalabalık ortamlar daha çok birey, daha çok birey de daha çok hasta olan birey, daha çok hasta birey de daha çok hastalanma ihtimali demektir. Bu nedenle şartlar elverdiği ölçüde, kalabalık ortamlarda bulunmamak yerinde bir tercih olacaktır.

Bulunduğunuz Yerleri Havalandırın

Mikrobiyolojik açıdan yapılabilecek temizliklerden birisi de kirli ve durağan havayı, temiz ve esen hava ile yenilemektir. Bu nedenle mümkün mertebe bulunduğunuz ortamda temiz hava ile tazelemeye özen gösterin.

Ortamı Güneşlendirin

Her ne kadar, Güneşin etkisi her geçen gün azalsa da, güneşin parladığı her anı değerlendirip, yaşadığımız alanlara güneşin olabilidiğince girmesini sağlamalıyız.

8 thoughts

    1. Kesinlikle! Eskiden sadece evlerde yapılıp, marketlerde satılmazken, birçok işletme üretir oldu. Bu süreç de evde yapılması oranını da arttırdı. Kefir ile ilgili olarak ciddi vakit harcayıp, bir dizi yazı yazdım.

      Mide Mühendisi Blogumda
      Kefir Nedir? https://midemuhendisi.blog/kefir-nedir/
      Kefir Nasıl Yapılır? https://midemuhendisi.blog/kefir-nasil-yapilir/
      Kefir Yapmanın Püf Noktaları https://midemuhendisi.blog/kefir-yapmanin-puf-noktalari/
      Kefir Alırken Nelere Dikkat Etmeli? https://midemuhendisi.blog/kefir-alirken-nelere-dikkat-etmeli/
      ve
      SosyalAnneBaba Blogumda
      Kefir’in Faydaları https://sosyalannebaba.com/kefirin-faydalari/

      yazıları yayında. Vakit ayırıp okumanızı ve evinizde kefir yaparak tüketmenizi tavsiye derim…

  1. Hemen her mevsim geçişinde bir defa grip olan biri olarak bu önerileri daha da çok dikkate almam gerekiyor sanırım…

    1. Grip virüslerinin sürekli genetik değişiklik geçirmeleri nedeniyle, hemen her kış yeri türevler ile karşılaşmak kaçınılmaz. Bu nedenle, belirttiğimiz önerileri olabilecek en çok sayıda uygulayarak savunmamızı en yüksek seviyeye çıkarmak lazım. Bendeniz bu maddelere uyararak, birçok kışı hasta olmadan veya hastalıklara hafif bir seviyede yakalanarak geçiriyorum. Tavsiye ediyorum. 🙂

  2. Hava değişimi vücudun direncini düşürmekte ve böylece vucutta her daim bulunan virüslere Günyüzü doğmaktadır. Bahsettiğiniz konu zamanında ve yerinde olmuştur… Bize birkaç tane vücut direncini artırıcı yiyecek veya içecek tavsiyesi verebilir misiniz??

    1. Teşekkürler. Benim niyetim de tam gerektiği zamanda paylaşmaktı bu bilgileri. Ben belirttiğim hususlara dikkat etmeye çalışıyorum, genelde de pek hasta olmadan geçiyorum.
      Yiyecek olarak probiyotik ve prebiyotik ürünleri hararetle tavsiye ediyorum, özellikle kefiri…
      Kefir ile ilgili olarak Ahmet Bey’e verdiğim yanıttaki bağlantılardan kefir konusunda tüm paylaşımlarıma ulaşabilirsiniz.
      Kefir dışında da bal, limon, zencefil karışımını önerebilirim. O da gayet faydalı. 🙂

    1. Herkes sevmiyor ama denemekte fayda var. Üçüncü dalga kahvecilerde bulunabiliyor. Bir deneyip, şans vermek lazım. Zira bu listeden ne kadar çoğunu yaparsak o kadar dirençli oluyor bünye. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir