Okuma Süresi: 5 dakika

Cep telefonları, tabletler, masaüstü bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar… Günümüzde teknolojik aygıtlar her yerde ve hemen elimizin altında. Bu cihazlarda kullanmakta olduğumuz ve cihazları daha da fazla kullandıran uygulamalar da, üreticileri tarafından bizlere sık sık keyif verecek ve beyinlerimizi uyaracak özellikte tasarlanmakta. Bu nedenle, bu teknolojik aygıtlar ile fazlaca vakit geçirmekten ve sürekli haşır neşir olmaktan kaçınmak biraz zordur, hele de çocuklar için… Hal böyle olunca, biz yetişkinlerde bile oldukça “etkili” olan teknolojik ürünlerin, özdenetim yetenekleri yetişkinlere kıyasla çok daha az gelişmiş olan çocuklarımızca kullanımını bir şekilde düzenlemek bir zaruret halini almaktadır. Ve çocuklarımızın teknoloji ile ilişkilerini nasıl düzenleriz sorusu kafalarda oluşmaktadır.

Çocuklarımızın Teknolojiye Meyil Etmesi

Tüm çocukların beyinleri hızlı bir öğrenme, yaşına göre değişen seviyede bir gelişim ve büyüme süreci içindedir. Bu gelişim sürecini destekleyen ve yeni sinirsel bağlantılar oluşturarak beyinlerini güçlendirecek eylemlerin başında da oyun gelmektedir. Doğadaki birçok canlının yavrusu gibi, insanoğlunun yavruları da, dünyayı oyunlar oynayarak öğrenmeye başlar. Hal böyleyken ve çocuklar geleneksel oyunlar ve oyuncaklarla oynarken; zaman değişmiş, teknoloji ilerlemiş, fiziksel dünyadaki oyun ve oyuncakların yerini biraz da teknolojik cihazlar ve oyunlar almış durumdadır. Çocuklarımızın fiziksel hayatta oyun oynamayı sevdikleri gibi, teknolojik aygıtlar ile de oyunlar oynamasını seviyor olmaları olağanüstü olarak nitelendirilecek bir durum değildir.

Bununla birlikte, oyunların beyinlerimizin ödül merkezini bol bol “gıdıklaması” ve dopamin salgılatması nedeniyle, çocukların teknolojik cihazlara ve oyunlara karşı meyletmesi gayet yaygın ve sıradan vaka haline gelmiştir. Zira Değişen Beynim’de Sinan Canan’ın da dediği üzere sosyal beceriler, plan yapma, diğer insanları okuma, uygunsuz davranışları baskılama, sosyal norm ve kuralları algılama, irade, kontrol ve özfarkındalık gibi üst düzey bilişsel işlevleri yöneten devrelerin bulunduğu yerdir1. Özdenetim yeteneğinin kaynağı olan, önbeyni yani frontal korteksi henüz yeterince gelişmemiş çocuklarımızın oyun oynamak gibi keyif verici konularda da özdenetim yetenekleri oldukça kısıtlıdır. Her ne kadar bu eksiklik, ilerleyen yıllarda kapanacak olsa da, biz anne ve babaların bu yoksunluğu bilmemesi nedeniyle ebeveyn-çocuk gerginlikleri ister istemez kaçınılmaz olmaktadır.

Peki Ne Yapmalı?

Öncelikle çocuklarımızın beyinlerinin ve öz denetim yetilerinin halen gelişme sürecinde olmakla birlikte, bu konuda henüz yeterli biyolojik olgunluklarının olmadığının farkında olmamız olmazsa olmaz. Bu konuda kendimizde farkındalık oluşturduktan sonra da, onları bağımlılığa doğru yönlendiren bu teknolojik ürünler ile ilişkilerini düzenlemeye yardımcı olmamız gereklidir.

Burada yapılabilecek en doğru şey de, çocuklarımıza, zamanı yönetmenin çok önemli olduğunu bir yetişkine anlatır gibi anlatmaktır. Hayatlarında kişisel gelişimleri için de, ders çalışmak için de, oyun oynamak için de vakit ayırmaları gerektiğini, bu alanlardan sadece biri üzerine yoğunlaşmanın kendileri açısından iyi ve doğru olmayacağını vurgulamak gerekir.

Ayrıca teknolojik ürünleri de yeterince ve akıllıca kullanmanın kendileri için en doğrusu olduğunu, çocukların henüz zaman yönetimini tam anlamıyla yapamadıklarını, zaman içinde bu işi öğreneceklerini, ancak bu süre zarfında anne ve baba olarak bu konuda onlara yardım etmenin onlar açısından faydalı olduğunu anlatarak onları ikna etmeye çalışmak doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu vurgu önemlidir zira çocuğumuzun, teknolojik ürünlerle olan ilişkileri üzerine yapılacak bir düzenlemeyi bir tür ceza olarak algılaması, uygulamaya ilişkin yaklaşımını değiştirecek, çocuklarımızın yaşamlarını akılcı ve sürdürülebilir bir şekilde düzenlemelerine yardımcı olmamız açısından engel teşkil edecektir. Böyle bir durumda da çocuklarımıza zaman yönetimini öğretmek bir yana, bu tür bir kısıtlamanın varlığı, anne ve baba ile çocuk arasında gerilim oluşturabilecek ve de yaşanan soruna dair kalıcı bir çözüm üretmeyecektir.

Herşey Tamam da, Çocuklarımızın Teknoloji İle İlişkilerini Nasıl Düzenleyeceğiz?

Teknolojik ürünler gelişmekte ve bu gelişmeye bağlı olarak eğlence ve bağımlılık oluşturmada daha da ilerliyor. Bunun dışında, şükür ki, teknolojik cihazlar yaratmış oldukları sıkıntıları yönetebilmeye ve oluşturdukları bağımlılık ile başa çıkabilmeye yardımcı olacak özelliklerle de geliyor. Bu kapsamda,

  • Xbox oyun platformlarında hem yaşlarına göre oyunların yüklenebildiği, yaşlarına göre olmayan uygulamaların yetişkin onayı ile geçici veya kalıcı olarak izin verildiği, en önemlisi de Xbox’ı kullanım süresinin yönetimine ilişkin bir yapı mevcut. Ayrıntılı bilgiyi https://support.xbox.com/tr-TR/browse/xbox-one/security/Family%20account adresinde bulabilirsiniz.
  • Play Station oyun platformunda da oynamaya zamanını ve süresini belirleyebildiğiniz bir yapı bulunuyor. Ayrıntılı bilgiyi https://www.playstation.com/en-ie/get-help/help-library/my-account/parental-controls/parental-controls-on-playstation-4/ adresinde bulabilirsiniz.
  • Android ve iOS 10 ve sonrası işletim sistemi bulunan telefon ve tabletlerde kullanım süresinin belirlenebildiği, belirli bir zaman sonrasında kullanımının engellenebildiği, herhangi bir uygulama kurmak için yetişkin onayını şart koşan, çocukların hangi uygulamaları kullandığını ve ne kadar süre kullandığının görülebildiği, hatta çocuğun konum bilgisinin uzaktan etkinleştirilerek güncel konumunun takip edilebildiği Google Family Link adında bir uygulama mevcut. Ayrıntılı incelemesini yaptığımız bu yazılımın özelliklerini Google Family Link Nedir? yazımızda bulabilirsiniz.

Yazıda belirttiğimiz süreçleri SosyalAnneBaba olarak yaşamış olan bizler de yaşadık ve halen yaşıyoruz. Bu nedenle çocuklarımızın teknolojik ürünler ile ilişkilerini düzenleme amacıyla, XBox’ın zaman yönetimini ve Android telefonlarda ve tabletlerde Google Family Link uygulamasını kullanıyoruz. Bu sayede, teknoloji kullanımı düzenlemiş ve çocuklarımız ile yaşadığımız gerilimleri asgari seviyeye indirmiş bir durumdayız. Gerilimi azaltmanın yanında, teknoloji kullanımının makul bir seviye ile sınırlanması sayesinde de, çocuklarımızın arkadaşları ile daha çok oyun oynadığını, daha çok kitap okuyarak kitap seven bireyler olma yolunda ilerlediklerini ve abi kardeş beraber daha çok ve nitelikli vakit geçirmeye başladıklarını söyleyebiliriz.

Sözün Özü…

Birçok anne babanın canını sıkan ve çocuklarımızı birçok açıdan geriye götüren bu teknolojik dozaşımı ve çocuklarımızın teknoloji ile ilişkilerini nasıl düzenleriz sorusuna yanıt olarak önlemler almayı, bununla birlikte buradaki öneriler üzerinde düşünerek şartlar olgunlaşınca uygulamaya koymayı ve birçok anne babanın yaptığı yanlışı yapmayıp, bu kuralı bir uygulamaya koyup bir kaldırmadan tutarlı bir yaklaşım sergilemenizi öneririz.

Yazı Notları
İlk Yayım Tarihi, 04/07/2019
Son Güncelleme Tarihi, 22/02/2020

2 thoughts

  1. Ne kadar da bizim evi anlatan bir yazı olmuş bu. Biz kısıtlarsak kendimizde onlar da bunu başarabiliyor bence.ellerine sağlık yazı için

    1. Teşekkürler Yasemin. Düşünenin halinden düşen anlar demişler. Tecrübeleri paylaşacağız ki, çocuklarımızı daha doğru istikamete yönlendirebilelim. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.