Okuma Süresi: 4 dakika

“Vücudunuzda, en merak ettiğiniz organınız hangisi?” diye sorulsa, kuvvetle muhtemel verilen yanıtların açık ara çoğunluğu “beyin” olacaktır. Sevgili Prof. Dr. Sinan Canan’ın kitabı “Değişen Beynim” ise bu merağımızı tatmin edebilecek ve oldukça bilgi verecek bir kitap olduğu kadar, hayatımızdaki bir çok konuya farklı bakmamıza neden olacak yeni bir bakış açısı sağlayacak bir eser.

Ne İşe Yarar Bu Beyin?

Bugün en çok merak uyandıran organımızın, yani beynimizin, bizler için oldukça önemli olduğunu biliyoruz. Ancak bu farkındalık hatırı sayılır bir süre boyunca insanoğlunun bilgi dağarcığında mevcut değildi. Dahası uzunca bir süre bedeninin merkezinin kalp olduğunu, bütün düşünce ve duyguların kalpte yer aldığını fikri hakimdi. Beynin ise, şeklinin kıvrım kıvrım, dokusunun pelte gibi olması nedeniyle pek de bir işe yaramayan bir organ olduğu düşünülmekteydi.

Örneğin, tıp alanında döneminin uygarlıkları arasında oldukça ileri bir seviyede olan ve inançları doğrultusunda ölümden sonrasına hazırlamak üzere firavunlarının bedenini mumyalayan Mısırlılar da, beynin çok da önemli bir organ olmadığını düşüncesine sahipmişler. Mumyalama sürecinde firavunlarının “diğer tarafta” ihtiyaç duyacağı düşünülen organlar kavanozlanırken, diğer organların aksine ihtiyaç olmayacağını düşünüldüğünden firavunun beyni kavanozlanmamış ve atılmıştır.

Antik çağda bir başka medeniyet merkezi olan Ege’de ise, ünlü düşünür Aristo ise araştırmalarının ve çalışmalarının sonucunda, beynin, kıvrımlı olan ve yüzey alanını arttıran yapısından olacak, insan vücudundaki görevinin “kalbi soğutmak” olduğunu düşünmüş.

Ya Bugün?

Tarih boyunca ne olduğunu tam olarak anlayamadığımız bu parçamızı, bugün gelişen bilimdeki gelişmeler sayesinde artık daha iyi anlamaya ve tanımaya çalışıyoruz. Beynimizin nasıl çalıştığını, temel mekanizmalarının nasıl işlediğini ve buna benzer birçok özelliğini öğreniyoruz. Bununla birlikte, beyin hakkında keşfedilen her şey, salt canlıbilimi alanında bir akademik çalışma mahiyeti taşımanın dışında, esasen kendimizi tanımamızı ve yaptıklarımızı anlamlandırmamızı, sonra da kendi kendimizi yönlendirmemizi, zekamızı geliştirmemizi, bir başka deyişle beynimizin beynimizi yönetmesini sağlamaktadır.

Sadece tek başına bile bir evren olan bu parçamızı geçmişte hemen hiç anlayamadık. Bugün de hala tanımaya çalıştığımız bu parçamızın sırrına -belki de- tamamiyle vakıf olamayacağız. Ancak beynimizi tanımak, birşeyler öğrenmek ve kendimizi anlamak yolunda, değerli sinirbilimci Prof. Dr. Sinan Canan’ın “Değişen Beynim” kitabı çok doğru, keyifli ve oldukça öğretici bir tercih olacaktır… Hatta, kendimizi “Değişen Beynim” ile öğrenmeye başlamak, hayatta karşılaştıklarımızı ve yaptıklarımızı anlamlandırmak, dahası kendimizi tanımak kendiniz için yapılabilecek en isabetli kararlardan birisi olacaktır desek, abartmış da olmayız…

Son Söz Yerine…

Yazımıza, en çok merak edilen organımız kuvvetle muhtemel beyindir diyerek başlamıştık. Beyin hücrelerimizi de harekete geçirecek bu soru ile de bitirelim:

Merak dünyamızda en büyük ilgiyi ve soru işaretini uyandıran organımızın beynimiz olması, bizi biz yapan beynimiz olduğuna göre, beyin kendisine ve kendini tanımaya yönelik bir iltiması mıdır acaba? Ne dersiniz? 🙂

İçindekiler

Önsöz, Sayfa 9
Teşekkür, Sayfa 13
1. Beyin Nedir, Ne Değildir, Sayfa 17
2. Beynin Maddi Yapısı, Sayfa 29
3. Beynin Serüveni, Sayfa 43
4. Doğuştan Gelen Reflekslerimiz ve Bilgilerimiz, Sayfa 71
5. Plastik Beyin, Sayfa 85
6. Beynimizin Bölümleri, Sayfa 115
7. Beynin Katmanları, Sayfa 131
8. Bağımlılık ve Beyin, Sayfa 161
9. Duyuların Dünyası, Sayfa 195
10. Zihnimizin Gizli Güçleri, Sayfa 237
Son Söz: Değişen Beynim, Sayfa 301
Notlar, Sayfa 328
Dizin, Sayfa 347

Arka Kapak Yazısı

Bu kitap bizzat sizinle, bizimle ilgili…

Anne karnından yaşamımızın sonuna kadar tüm yaşamımızı yönetmek gibi çetin bir işle mükellef o muhteşem et parçasının, yani beyninizin başrolü oynadığı bir macerayı yaşıyoruz hep birlikte.

Bu maceranın adı ise “hayat”…

Bir sinirbilimci olarak, beyin hakkında herkesin bilmesi gerektiğini düşündüğüm işe yarar bilgileri, kendi hayatıma geri dönüp baktığımda gördüklerimle birlikte, meraklısıyla paylaşmak en büyük keyfim. Yüzlerce kez anlatmama rağmen, öğrenmeye ve anlatmaya doyamadığım bu muhteşem meseleyi, bu kez de sayfaların ve kelimelerin izin verdiği ölçüde burada sizlerle paylaşmak niyetindeyim.

[n]Beyin’in bu ilk beyin kitabında inanıyorum ki bizzat kendinizi okuyacak ve bilimsel bilgiden yaşama sevincine açılan nice kapıları keşfetmenin keyfini hissedeceksiniz.

Fakat unutmayın; hiçbir insanoğlu, beyniniz kadar muhteşem bir kitap yazamayacak. Bu sayfalarla birlikte aslında bizzat onu okumaya, onu anlamaya çalışıyoruz…

Türkiye’nin en popüler, en eğlenceli bilim insanlarından biri olan Sinan Canan; gündelik hayatın fazlasıyla içinden olan Değişen Beynim’le, beyine dair aklınıza gelebilecek birçok soruyu sinirbilimlerinin ışığında kolay okunup anlaşılacak bir şekilde ele alıyor ve beyni daha verimli kullanmanın yollarını gösterirken insan hayatına dair tecrübeyle sabit temel düsturlarını da okurlarıyla paylaşıyor.

Künye

Kitabın Adı
Değişen Be(y)nim

Yazar
Prof. Dr. Sinan Canan

Sayfa Sayısı
350

Yayıncı
tutikitap

İlk Baskı
Kasım 2015

Baskı Sayısı
8 (Sekiz)

ISBN
9786059218085

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir