Özdeğerlendirmelerimi yazarken hem Mide Mühendisi Blog’da hem de SosyalAnneBaba Blog’da yazıyor olmak ilginç bir his oluyor. Aynı sözcükleri kullanmadan ve aynı şekilde cümleler kurmadan, aynı konuda ve çerçevede yazıyor olmak… Hem zor hem de geliştirici… Bu düşüncelerle, sözcüklerle örmekte olduğum bu yazının konusu -başlığından da anlaşılacağı üzere- 2021-2025 dönemi değerlendirmesi üzerine. Malum, zaten bir yıllık özdeğerlendirme yapma geleneğim mevcut. Bu alışkanlığın bir başka tezahürü olarak 2025 Yılı Değerlendirmesi’ni de geçtiğimiz günlerde paylaşmıştım. Sıra artık biraz daha geniş ölçekten bakmakta…
Kendimi neden değerlendirmeyi alışkanlık haline getirdiğimi, her yılın özdeğerlendirme yazısının giriş bölümünde açıklamıştım. Bu nedenle bu hususa tekrar değinmeyeceğim. Ancak hazır elimde geriye dönüp olarak hatırı sayılır yılın özdeğerlendirmesi varken, 5 yıllık bir süre için daha geniş ölçekli bir değerlendirme yapmanın -temel olarak ne istikamete gitmekte olduğum konusunda güzel bir fikir vereceği düşüncesiyle- yararlı olacağı düşüncesindeyim. Bu nedenle bir 2021-2025 dönemi değerlendirmesi yapalım ve bakalım nereden başlamışız, neler yapmışız, nerelere doğru gitmekteymişiz dedim. Tabii Mide Mühendisi Blog’da paylaştığım 2021-2025 Dönemi Değerlendirmesi‘ne bakmayı da unutmayın.
SosyalAnneBaba Blog!
SosyalAnneBaba Blog’un evrimi, Mide Mühendisi Blog ile koşut olduğu için, buradaki manzara da Mide Mühendisi Blog ile benzer.
SosyalAnneBaba Blog’u kurduğum 2019 yılından, Lezzetli Hikayeler’i hayata geçirdiğim 2022 yılına kadar her hafta saat 10.00’da bir yazı yayınladım burada. Böyle olunca 2021 yılında 52 farklı yazı yayınlamıştım ve her hafta yazı yayınlama hedefimi de gerçekleştirmiştim. Her ay bir yazı yayınlama hedefine karar verdikten sonra 2022’de 4, 2023‘te 3, 2024’te 4, 2025’te 4 yazı yayınlamışım. Bu verilere bakınca her yıl 12 yazı yayınlamayı hedeflerken, bu hedefe hiç erişemediğim gözüküyor.
Buradan hareketle, Lezzetli Hikayeler’in ve Mide Mühendisi çalışmalarının önceliği, SosyalAnneBaba’nın önceliğinden önde olduğu için, SosyalAnneBaba Blog’a yeterince zaman ayırmamış olduğum gözüküyor. Bu anlamda belki bir ayarlama yapıp, yazılacak konuları, Mide Mühendisi Blog konuları ve Lezzetli Hikayeler’deki konuları ilgilendiren konuları ile ilişkili olmasını seçmek akıllıca olabilir. Üzerinde bir düşünelim…
Kitaplar…
Yıllık özdeğerlendirmelerimi okuduysanız muhakkak biliyorsunuzdur, bireysel olarak en şikayetçi olduğum konulardan birisi kitap okumak üzerine… Tabii bu hedefe varma gayretimi olumsuz etkileyen etkenler arasında, Lezzetli Hikayeler’in hayata geçmesi, aldığım çok sayıdaki eğitimler olduğu kadar, sosyal mecralar ve YouTube gibi bilişsel kaynaklarımı tüketen alanlar da var.
Bu kapsamda -lafı uzatmadan- baktığımızda,
2021’de 6, 2022’de 6, 2023’te 9, 2024’te 4, 2025’te ise 6 kitap okumuşum. 2019’da 14, 2020’de 25 kitap okumuş olduğumu göz önüne aldığımızda, yılda 12 kitap okuma hedefi çok da erişilemez bir hedef değil aslında. Durduğu yerde durmayan, burada görünenin ötesinde hareketli ve çok sosyal bir kişilik olsam ve geride kalan yıllarda hedefime ulaşamamış olsam da, 2026 için de hedef değiştirmedim ve 12 kitap okumayı hedefliyorum.
Sokakta oynayarak büyümüş, önce siyah beyaz televizyonları sonra renklilerini görmüş, bilgisayarlarla tanışmış, saniyede kilobaytların ancak indiği mertebede hızdaki interneti kullanmış ve bugün de yapay zeka devrimini tecrübe etmekte olan bir kuşağın, bir neslin üyesiyim. Bu kadar radikal değişiklikleri yaşamış ve günümüzdeki diğer insanlar gibi, günümüz dünyasının sunduğu “fırsatlar” tarafından dikkati ve odaklanma yetenekleri sürekli aşındırılan birisi olarak, geçmişi de biliyor ve eskisi gibi yapraklar üzerindeki mürekkep izlerini dakikalarca hatta saatlerce okumak okuyabilmek istiyorum. Ve bu özellik ile keyfi kaybetmemek için bizi başka bir istikamete sürüklemekte olan bu düzene itiraz ediyor, kendimle mücadele ediyor ve bu yeteneği geri kazanmakta ısrar ediyorum. Tüm bu nedenlerle ve inatla, yılda 12 kitap okuma hedefimi devam ettireceğim ve -umarım- 2026’da hedefime ulaşacağım.
Seyahat…
Seyahatler, bireysel olarak benim için geçerli olduğu kadar, ailecek de keyifle yaptığımız etkinlikler sınıfında. Bu kapsamda baktığımıza,
2021’de Fethiye’de kamplı bir tatil gerçekleştirmiş ve tüm seyahat sürecinde Afrodisias Antik Kenti’ni, Tlos Antik Kenti’ni, Euromos Antik Kenti’ni, Stratonikeia Antik Kenti’ni gezmiştik.
2022’de Kaş’ta tatil gerçekleştirdik. Bunun dışında Kaunos Antik Kenti’ni, Aizonai Antik Kenti’ni ziyaret etmiştik. Ayrıca Uşak Müzesi’ni, Konya Mevlana Müzesi’ni, Konya İnce Minare Taş ve Ahşap Eserler Müzesini ve Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ni ziyaret etmiştik.
2023’te Dalaman, Fethiye, Kalkan ve Kaş bölgesinde tatil yapmış, yine senenin sonuna doğru bir Münih seyahati gerçekleştirmiştim. Seyahatler kapsamında Ksantos Antik Kenti’ni ziyaret etmiş, Cumhuriyetimizin 100. yılı olması nedeniyle sıklıkla uğradığımız Dumlupınar Şehitliği’ni tekrar ziyaret etmiştik.
2024’te seyahat işini biraz coşturup Eskişehir, Bursa, Uşak (çok defa), Amasra, Safranbolu, Kula, Denizli, Fethiye, Kaş, Alanya’ya seyahat etmiştik. Seyahatler kapsamında ve dışında da, Hierapolis Antik Kenti’ni ve Tripolis Antik kentini ziyaret etmiştik. Müze ve ören yeri olarak da Bursa Kent Müzesi, Uşak Müzesi, Denizli Kent Müzesi, MTA Tabiat Tarihi Müzesi (bir daha, yeni ve yeniden), Anadolu Medeniyetleri Müzesi (defaatle, bıkmadan, her fırsatta), Alanya Müzesi, Ulubey Kanyonu (yeniden) gördüğümüz yerler olmuştu.
2025’te ise çok sevdiğimiz Kaş’da tatil dışında, gerçekleştirdiğimiz Orta Avrupa seyahati kapsamında 7 farklı ülkeden 11 farklı şehri görme imkanımız olmuştu.
2022 yılından itibaren başlayarak, her yıl, daha önce ziyaret etmediğim ve UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilen bir yeri görme hedefi belirlemiştim. Bu kapsamda,
- 2022’de Çatalhöyük’ü,
- 2023’te Xanthos Antik Kenti’ni
- 2024’te Safranbolu’yu ve Kula-Salihli Jeoparkı’nı,
gördüm.
2025’te ise daha fazlasını yapıp UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiş olan,
- Avusturya, Schönbrunn Sarayı ve Bahçesi,
- Avusturya, Hallstatt-Dachstein / Salzkammergut Kültürel Peyzajı,
- Avusturya, Tarihi Viyana Şehri,
- Çekya, Avrupa’nın Büyük Kaplıca Şehirleri, Karlovy Vary,
- Çekya, Tarihi Český Krumlov Şehri
- Çekya, Tarihi Prag Şehri,
- Macaristan, Budapeşte, Tuna Nehri Çevresi, Budin Kalesi ve Andrassy Bulvarı,
- Slovenya, Jože Plečnik’in Ljubljana’daki eserleri – İnsan Merkezli Kentsel Tasarım,
kendime kattığım yerler oldu ve 4 ülkeden 8 farklı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş değeri yerinde görmüş oldum.
Tüm bu bilgiler ışığında 2021-2025 aralığında iyi gezdiğimiz ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş değerleri görme hedefinde iyi gittiğimiz söylenebilir.
Kültür ve Sanat…
Kültür ve sanat konularındaki yaptıklarımı not alma fikri daha sonradan oluştuğu için 2021 ve 2022 yılında katılım sağladığım etkinlikleri paylaşamayacağım.
2023 yılında ise ailenin her bireyi olarak, halk oyunları gösterilerinde görev alarak, sahneye çıkmıştık. TEKSANDER’in konserleri dışında, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın cumhuriyetimizin 100. yılına ithafen gerçekleştirdiği konser ve bilhassa belki yüzlerce kez dinlediğimiz Görkem Ezgi Yıldırım’ın Bozkırın Sesi adlı Muammer Sun eserini icrasını ilk kez canlı dinlemiş olmak akıllarımızda yer etti.
2024’te ise birçok konser ve halk oyunu etkinliği arasından,
- Azerbaycan’ın Muğam musikisinin dünyaca ünlü icracılarından Alim Kasımov (Alim Qasimov) ve Fergana Kasımova (Fərqanə Qasımova) konseri,
- Önder Baloğlu ve Les Essences’in (ayrıntılarını Mide Mühendisi 2024 Değerlendirmesi’nde bulabileceğiniz) çok keyif aldığımız Kahvenin Avrupa Yolculuğu konseri,
- Kazakistan’ın en tanınmış çellistlerinden Bagjan Oktyabr’ın aşina olduğumuz bir çok ezgiyi dinlediğimiz Ruh Terapisi adlı konseri,
zihnimizde ayrı bir yer etti.
2025 yılında da ailecek TROYA Halk Oyunlarını ve Halk Müziğini Araştırma Derneği’nin ve TEKSANDER Türkiye Elektrik Kurumu Sanat Musiki Folklor ve Kültür Derneği’nin halkoyunları gösterilerinde görev almanın dışında, birçok konser ve gösteriye iştirak ettik. Bu gösterilerden de Pınar Ayhan’ın Şehirlerin Ecesi: Ankara senfonik anlatısı en öne çıkan ve hafızamıza kazınan etkinlik oldu.
Tüm bu etkinlik katılımlarını, 2021-2025 dönemi değerlendirmesi çerçevesinden göz önüne aldığımızda, sadece kültür ve sanat etkinliklerine katılmakla kalmadığımızı, bizzat ailecek de katıldığımızı söylemek mümkün olacaktır. Bu yılın ikinci yarısından başlayarak -ki bu yıl SosyalKız ve SosyalOğlan’ın sınav seneleri- daha da artan bir katılım görmek şaşırtıcı olmaz.
Sağlıklı Yaşam
Sağlıklı yaşam konusunda 2021-2025 dönemi değerlendirmesi yapmak ise biraz zor. Zira sağlıklı yaşam sürekli gündemimde olsa ve bu kapsamda 2021-2025 döneminde birçok adım atmış olsam da, düzenli bir kayıt tutma işlemi gerçekleştirmemiştim. Bu nedenle ancak elde olan mevcut veriler ışığında bir değerlendirme yapmak mümkün olacak.
Kilo verme açısından bakıldığında,
- 2021 yılında Ocak ayı ortalaması 96,4 kg iken Aralık ayı ortalaması 95,6 kg,
- 2022 yılında Ocak ayı ortalaması 94,0 kg iken Aralık ayı ortalaması 99,4 kg,
- 2023 yılında Ocak ayı ortalaması 98,7 kg iken Aralık ayı ortalaması 95,0 kg,
- 2024 yılında Ocak ayı ortalaması 93,9 kg iken Aralık ayı ortalaması 92,8 kg,
- 2025 yılında Ocak ayı ortalaması 94,8 kg iken Aralık ayı ortalaması 100,6 kg,
olarak gerçekleşmiş. Verilere bakıldığında 2024’e kadar görece olarak daha iyi bir çizgi seyrederken, 2025 yılında şirazenin biraz kaydığını görüyorum. Bu durumun da, 2025 yılında ipleri çok da sıkı tutmamanın bir sonucu olduğu çok açık. 2026 yılı için daha sıkı bir yaklaşım yürütmem şart gözüküyor.
Aralıklı oruç açısından bir 2021-2025 dönemi değerlendirmesi yaptığımda, sıklıkla aralıklı oruç halinde olduğumu söylemem yanlış olmayacaktır. Birçok gün, günü sadece sabah kahvaltısı ve öğle yemeği tamamlamıştım. Yer yer, bedeni şaşırtma amaçlı olarak, atlanacak öğünü bazen kahvaltı nadiren de öğlen yemeği olarak seçtiğim oldu. Ancak temel olarak bırakmayı tercih ettiğim öğün -uyku kalitesini arttırması, insanın kendisini daha da zinde hissettirmesi ve sirkadiyen ritim ile uyumlu olması nedeniyle- akşam öğünü oldu.
Bu günlük aralıklı oruç halinin yanı sıra 2024 yılı başından itibaren başlayarak “Her Ay 2 Defa 24 Saatlik Aralıklı Oruç” ve “Her Ay 1 Defa 48 Saatlik Aralıklı Oruç” hedefi de belirlemiştim. Daha fazla ayrıntıları 2024 Yılı Değerlendirmesi ve 2025 Yılı Değerlendirmesi’nde bulabileceğiniz,
- “Her Ay 2 Defa 24 Saatlik Aralıklı Oruç Tutma” hedefini 2024 yılında 8/12, 2025 yılında ise 3/12,
- “Her Ay 1 Defa 48 Saatlik Aralıklı Oruç” hedefini ise 2024 yılında 5/12, 2025 yılında ise 0/12,
olarak gerçekleştirmişim.
Buradan da görülebileceği üzere -her ne kadar yaklaşık 18 saatlik aralıklı oruçlarda çok sıkıntı yaşamamış olsam da- 24 saatlik ve 48 saatlik aralıklı oruç hedeflerinde 2025 yılında (2024’e kıyasla) bir gevşeme mevcut. Aynı gevşemeyi kilo verilerinden de tespit etmek mümkün. Dolayısıyla aralıklı oruç ile çok daha sağlıklı ve gençleştiğimi hissetmekte olduğum ve yaklaşık 18 saatlik aralıklı oruçlar tutsam da, 24 ve 48 saatlik olan hedeflerde daha etkin bir yaklaşım göstermem gerekli. 2026 yılının ilk iki ayı içinde de fena gitmediğimi söylemek mümkün.
Sağlıklı yaşam amacıyla gündemimde olan -ve 2024 yılından beri takibe ve yönetime başladığım- bir alan da sebze ve meyve yeme tüketimime dair. 2024 Yılı Değerlendirmesi ve 2025 Yılı Değerlendirmesi’nde daha ayrıntılı olarak paylaştığım bu hedefin nedenlerini bir yana bırakırsam, bu alanda iyi gittiğimi söylemek mümkün.
Bu kapsamda ilk kayıt almaya başladığım 2024 yılının 29. haftasında, haftalık olarak 22 toplam tekil besin, 36 toplam besin tüketimi seviyelerinde iken, yıl için de 39 toplam tekil besin, 64 toplam besin tüketimi seviyelerini gördüğüm olmuş. Yine 2025 yılına haftalık olarak 19 toplam tekil besin, 31 toplam besin tüketimi seviyelerinde başlamışken, aynı yılı 47 toplam tekil besin, 98 toplam besin tüketimi seviyelerinde kapatmıştım. Buradan da anlaşılabileceği gibi, bir konuda ölçüm yapmaya başladıktan sonra, o konudaki fiili durumu daha iyi ve doğru anlamak, o gerçekliği temel alarak da konuyu daha iyi noktalara doğru yürütmek mümkün olabiliyor. 2026 yılında da tüm bu süreç ile ilgili Mikrobiyotam ile İlişkim başlıklı bir yazı hazırlamakta olduğumu belirterek bu bölümü de kapatmış olayım.
Son Söz Yerine…
Yıllık değerlendirmelerden farklı olarak -ilk kez- 5 yıllık bir süre için 2021-2025 Dönemi Değerlendirmesi yaptık. Böyle bir değerlendirme yapmış olmak benim adıma bir ilk olmasının yanında, odağı biraz genişleterek daha geniş açıdan neler yaptığım ve nerelere gitmekte olduğum konusunda kendimi değerlendirmem açısından bir fikir verdi. Tüm bu uğraş, daha iyi noktalara gitmek, bir anlamda hayatı daha dolu dolu yaşayabilmek adına…
Tüm bu dizi dizi sözcükleri, bu noktaya kadar okuduysanız, öncelikle teşekkür eder ve sizlerin de varsa görüşlerinizi almak isterim.
Sevgilerimle…
Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 26/02/2026
Toggl Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 7 gün
Çalışma Süresi, 4 saat 42 dakika
