Okuma Süresi: 6 dakika

Bir süredir sağlıklı yaşam akımları arasında öne çıkan ve adı sık duyulan beslenme biçimleri bulunmaktadır. Yükselen bir ilgiye maruz kalan beslenme türlerinden birisi ketojenik beslenme, bir diğeri de  de aralıklı oruçtur1. Her geçen gün daha çok gündeme gelen ve sağlık üzerine olumlu etkileri bulunduğu bilinen aralıklı oruç nedir, gelin beraber inceleyelim.

Nedir Bu Aralıklı Oruç?

Aralıklı orucu kısa ve öz olarak anlatmak gerekirse, günün belirli ve kısa bir zaman dilimi içinde yemek yiyip, geri kalan uzun bölümünde de herhangi bir şekilde yiyecek tüketmeyerek, vücudun kendini yenileme ve yağ yakma mekanizmalarını harekete geçiren bir beslenme düzeni olarak özetlenebilir.

Bu öz tanımdan anlaşılabileceği üzere, aralıklı oruç düzeninde, bugün içinde bulunduğumuz sürekli birşeyler yediğimiz “beslenme” halinden farklı olarak, sadece belirli bir zaman diliminde birşeyler yenebiliyor ve geri kalan sürede birşeyler tüketmekten uzak kalınması gerekiyor. 

Aralıklı Oruç ve İnsanlık

Bugünün şartlarında, bir hayatta kalma mücadelesinin içinde olmasak ve zorlu koşullardan uzak olsak da, dünya tarihinin oldukça uzun bir kısmı boyunca insanoğlu -isteği dışında- aralıklı oruç yöntemi ile beslenmiştir. Yiyeceklerini doğada avcılık veya toplayıcılık yaparak temin eden türümüz, yiyecek bulduğunda bol miktarda yemiş, daha sonra da -kaynaklar tükendiğinde ya da yiyecek bulunamadığında- uzun süreler boyunca açlık halinde bulunmuştur.

Açlık Mevzusu

Çok çok uzun bir süre boyunca devam eden bu tür bir beslenme düzeni altında, hayatta kalmaya çalışan türümüzün bireylerinden, bu beslenme düzenine uyum sağlayabilenler ve açlık ile ilişkileri iyi olabilenler varlıklarını ve soylarını devam ettirebilmişlerdir. Ancak bu şekilde aralıklı bir beslenme düzenine uyum sağlayamayanlar ise dünyadan erken ayrılmış ve soyları devam etmemiştir. 

Neolitik dönemde ortaya çıkan tarımsal faaliyetler ile birlikte, gıda arz güvenliği biraz daha yükselmiştir. Ancak yine de insanoğlunun hemen hemen tüm bireylerinin, her istediğinde yeterli gıdaya ulaşabilmesi söz konusu olamamıştır. Tarımsal faaliyetle beslenme biraz daha kolaylaşmış olsa da, beslenmenin bugünün aksine, üç değil iki öğün olması nedeniyle aralıklı bir beslenme düzeni genel olarak devam etmiştir.

İki Öğünden Üç Öğüne Nasıl Geçtik?

Hal böyle olunca aralıklı orucun, sayılamayacak kadar çok sayıda nesil boyunca insanoğlunun temel beslenme düzeni olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Yiyeceklerin iyiden iyiye bollaştığı, görece ucuzlaştığı ve türümüzün iki öğünden üç öğüne geçtiği sanayi devrimi ve sonrasındaki dönemde, beslenme düzeni ve açlık hali değişti…

Aralıklı Orucun Türleri

Nesiller boyunca süregelen bu beslenme düzeni yani aralıklı oruç, adı üzerinde aralıklar üzerine kurumuştur. Belirli bir süre yeme, bu süreden çok daha fazla bir süre de yememe hali söz konusu olduğundan dolayı, aralılıkların uzunluklarına göre farklı aralıklı oruç türleri bulunmaktadır. En çok bilinen aralıklı oruç türleri arasında, 

  • 16/8 (8 saatlik bir aralıkta yemek yiyip, 16 saat boyunca aç kalmak),
  • 18/6 (6 saatlik bir aralıkta yemek yiyip, 18 saat boyunca aç kalmak),
  • 20/4 (4 saatlik bir aralıkta yemek yiyip, 20 saat boyunca aç kalmak),

gibi günlük aralıklı oruç türleri bulunduğu gibi,

  • Haftanın bazı günlerinde 24 saat boyunca birşey yememek,
  • 5/2 gibi 5 gün normal beslenip, 2 gün 500-600 kalorilik beslenmek gibi,

değişik aralıklı oruç türleri de mevcuttur.

Aralıklı Orucun Etkileri

Bedenlerimizin alışkın olmadığı olağan dışı bir şekilde, sürekli yemek yenilen bir yeme içme düzenine kıyasla, biyolojik olarak daha yakın ve yatkın olduğumuz aralıklı orucun, bugün vücudumuz ve beynimiz üzerinde ciddi olumlu etkileri olduğu yapılan bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur2.

Bunun dışında daha az yemek tüketimi ile organların daha az yorulduğu ve farkedilir bir dinçlik hali tecrübe edildiği bilinmektedir.

Aralıklı Oruç ve Kişisel Deneyimim

Bendeniz de 103 kilodan 73 kiloya kiloya indiğim süreçte çoğunlukla şekersiz ve düşük karbonhidrat tüketerek beslenmiş ve aralıklı oruç ile kendimde bu ciddi değişikliği sağlayabilmiştim. Yine bunun dışında yakın zamanda gerçekleştirdiğim 21 günlük şekersiz beslenme ve 18/6 aralıklı oruç ile 5,7 kilogramlık bir hafifleme yaşamış ve bu sürenin sonundaki sonuçları da paylaşmıştım.

Sağlıklı Olma Yolunda Maceram

Belirttiğim bu iki süreç bir yana, son 3 yılı değerlendirdiğimde, aralıklı orucun neredeyse temel beslenme düzenim haline geldiğini söyleyebilirim. Bazı günler üç öğüne kaysam da, mesai yaptığım dönemlerde çoğunlukla sabah – öğlen yemek yiyerek ve akşam yemeğini yemeyerek 18/6 şeklinde aralıklı oruç düzenini tercih ettim. Tabii ki insanlık olarak tecrübe ettiğimiz salgın beslenme alışkanlıklarımızı değiştirince bu düzende sapmalar söz konusu oldu. Ancak gözlem yapabilecek kadar uzun bir süre boyunca, iki öğün beslenmiş birisi olarak, üç öğün beslenmeyi tercih etmez hale geliyor ve “iki öğün mü, üç öğün mü?” sorusuna kendiliğinden yanıtı bulduğunuzu belirtebilirim.

İki Öğün mü? Üç Öğün mü?

Nereden Başlamalı?

Aralıklı oruç, açlık mevzusu üzerine fikirsel olarak hazırlık yapmayı getirmektedir. Böyle bir hazırlık dışında da biyolojik olarak bir ön inceleme ve bilgi açısından öğrenme süreci de şarttır. Bu nedenle önce açlığın, bedenimizin beslenme düzeni ile ilişkili mekanizmalarını ve aralıklı orucun ne olduğunu tam olarak anlayabilmek adına, Prof. Dr. Sinan Canan’ın İnsan’ın Fabrika Ayarları 1. Kitap Beden kitabına bir göz atmanızı ve bendenizin sağlıklı olma yolundaki maceram yazı dizisini okumanızı öneririm.

İnsanın Fabrika Ayarları 1. Kitap Beden

Son olarak Sinan Canan’ın insanın fabrika ayarları konusunda Ankara’da yaptığı bu TedX konuşması genel olarak kapsam hakkında sizlere bilgi verecektir.

Dikkat!

Aralıklı oruç konusunda, alacağınız her kararın sizlere ait olduğunu ve bu paylaşılanların sadece bilgilendirme amaçlı olduğunu, herhangi bir sorun ile karşılaşmamak için atacağınız adımları doktor denetiminde atmanızın doğru olacağını belirtmek isterim.

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 25/11/2020
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 2 gün
Çalışma Süresi, 2 saat 19 dakika

2 thoughts

  1. Oruç tuttuğum günlerde 30 günün sonunda kendimi dinç hissediyorum. Demek ki oruç veya aralıklı oruç denen metot vücuda sıhhat ve güç veriyor. Beden biriktirmeye değil vermeye alışıyor. Veren el alan elden hayırlıdır demişler demek ki bu laf kilo veren/verebilen beden kilo alandan daha hayırlıdır. Tabi sağlık açısından sorun olmayacaksa. Güzel bir tecrübe paylaşımı olmuş. Bu günlerde böyle tecrübelerle çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Teşekkürler.

    1. Aralıklı oruç çoğu kişide ciddi olumlu etkiler yaratan bir beslenme düzeni. Ancak bu düzeni uygularken dikkatli bir şekilde başlamalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir