Okuma Süresi: 4 dakika

Başlığı görünce “Acaba yazım hatası mı var?” diye tereddüt etmiş olabilirsiniz ancak herhangi bir yanlışlık yok. Bu paylaşımın konusu, başlıkta da geçtiği üzere türetim nedir onun üzerine. Güzel dilimiz Türkçe’nin güzelliğinin bir sonucu olan ve tüketim ile üretim sözcüğünün bir araya gelmesinden oluşmuş gibi gözüken türetim sözcüğü aslında daha derin bir ekosistemi anlatmaktadır. Merakınız arttı mı? O zaman gelin türetim nedir bir bakalım.

Türetim, Türetici…

Yeni gündeme gelen bir kavram olan türetim ve türetici konusunda herkesin üzerinde uzlaştığı tek bir tanım olduğunu söylemek zor. Ancak yine de yaygın bir tanım yapmak mümkün. Bu çerçevede türetim, bireysel tüketim amacıyla yapılan üretime, türetici de bireysel tüketim amacıyla kendisi için üretim yapan kişilere denilmektedir.

Herşeyi Türetmek?

İnsanoğlunun avcı toplayıcı olarak başlayan hikayesi, neolitik dönemde tarımsal üretime geçiş ile devam etmiştir. Oldukça uzun bir süre boyunca hayatta kalmasını sağlayacak ekonomik ürünleri ağırlıklı olarak kendi üretmiş olan insanoğlu, artık ürün yani üretim fazlası ile birlikte ticaretin temellerini atmıştır. Binlerce yıllık süre zarfında bu artık üretim sayesinde ticaret artmış, nihayetinde gerçekleşen sanayi devrimi ile üretim ve tüketim tabiri caiz ise patlamıştır. Bu süreçte, insanoğlunun iki öğünden üç öğüne geçmesi gibi bir çok alanda hayat tarzını değiştiren gelişmeler yaşanmış, tüketim alışkanlıkları da “gelişmiştir”. Tüketim alışkanlıkları, kimi zaman talebin de arzı oluşturması, kimi zaman da arzın talebi oluşturması ile derinleşmiştir.

Tüm bu süreç sonunda, geldiğimiz çağda, türetim faaliyetini de göz önüne aldığımızda akıllara bir soru gelmektedir: Tüketeceğimiz her şeyi üretmemiz mümkün müdür? Bu sorunun yanıtı, sizin de mutabık kalacağınız üzere, pek de değil. Bu nedenle ihtiyaçlarımızın yüzde yüzünü bir türetim faaliyeti ile karşılamamız söz konusu değil. Bu durumda da yapabileceğimiz şey de, sürdürülebilir yaşam becerilerimizi geliştirmek, üretebileceğimiz şeyleri üretmek, geri kalan ihtiyaçlarımız için sürdürülebilir üreticilerden tedarik etmek olacaktır.

Türetim Ekonomisi

Günümüzde dünyamıza hakim olan tüketim ekonomisi, bizleri yerli yersiz, gerekli gereksiz yüksek seviyede tüketim gerçekleştirmeye yönlendiriyor. Ancak bu ekonomik düzen sürdürülebilir olmadığı gibi, bizlerin ve gelecek nesillerin aleyhine. Bu durumun bilincinde olan kitlelerde, tüketim ekonomisinden ziyade, türetim ekonomisine doğru bir eğilim söz konusu.

Türetim ekonomisi, Türetim Ekonomisi Derneği’nin tanımıyla “Doğaya ve topluma minimum negatif veya mümkünse pozitif etki eden, makro ölçekli döngüsel bir ekonomidir”. Böyle bir ekonomi de türeticiler de “gezegenin geleceği adına kendilerine ulaşan, kullandığı ürün ve hizmetlerin ekolojik ve sosyal açıdan adil olarak üretildiğini bilen, üretim sürecini destekleyen ve sorumluluğunu alan kişilerdir”.

Tüm bu sözlerden anlaşılabileceği üzere, bilinçli bireyler olarak yapabileceğimiz şey türetemediğimiz şeyleri türetim ekonomisi çerçevesinde tedarik etmek. Bununla birlikte tükettiğimiz bir çok şeyi de türetebileceğimizi söylemek gerek…

Sürdürülebilir Yaşam Becerileri

Ne Türetebiliriz?

Bu kadar bilgiden sonra biraz daha uygulamaya yönelelim ve sürdürülebilir yaşam becerilerimizi geliştirerek, yapabileceklerimize bir bakalım… 

  • Nitelikli çiğ süt temin ederek, kendi kaymağımızı kendimiz çıkarabiliriz.
  • Kendi yoğurdumuzu kendimiz mayalayabiliriz.
  • Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak ve mikrobiyotamızı geliştirmek için kendi kefirimizi kendimiz mayalayabiliriz.
  • Kendi turşularımızı kendimiz kurabilir, Almanların sauerkraut’unu, Korelilerin kimçi’sini evde kendimiz yapabiliriz.
  • Ekşi mayamızı kendimiz oluşturabilir, ekşi maya ile sağlıklı ekmekler yapabiliriz.
  • Önemli ve lezzetli bir fermente çorba olan tarhanayı kendimiz hazırlayabiliriz.
  • Tercihen doğadan temin edebileceğimiz, değilse de nitelikli üreticilerin ürettiği meyvelerden farklı farklı sirke yapabiliriz.
  • Ürettiğimiz sirkeler ve çeşitli baharatları kullanarak içecekler hazırlayabiliriz.
  • Bahar ve yaz döneminde açan çiçekleri kullanarak leylak şerbeti ve kara mürver şerbeti gibi şerbetler hazırlayıp, gerektiğinde sulandırıp içecek yapabiliriz.
  • Kendi salçamızı güneşte ve doğal bir şekilde, ister sadece domates, ister sadece biber, isterseniz de karışık olacak şekilde kendi salçamızı hazırlayabiliriz.
  • Kuşotu gibi doğadaki yenilebilir bitkileri öğrenerek farklı lezzetler ve yiyecekler hazırlayabiliriz.
  • Nane ya da diğer yeşillikleri kendimiz kurutabilir, toz baharatlarımızın bir kısmını kendimiz hazırlayabiliriz.

Dahası?

Daha birçok şeyi kendimiz yapabilir, kâr etme amacı fazlaca öncelenmiş üretim süreçlerinden geçerek üretilen ürünleri değil, ne olduğunu bildiğiniz ve kendi türettiğiniz ürünleri kullanabilirsiniz. Bunun dışında da sorumlu üreticilerden üretilen ürünlerden satın alabilir ve türetim ve türetim ekonomisine dahil olabiliriz.

Peki Siz?

Peki siz neler türetiyorsunuz? Türetim ekonomisine inanarak mı türetiyorsunuz? Düşüncelerinizi paylaşırsanız seviniriz.

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 29/09/2020
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 5 gün
Çalışma Süresi, 1 saat 47 dakika

2 thoughts

  1. Gerçekten bilinçlendirici bir yazı olmuş. Kendimi düşündüm de çok fazla şey türetmiyorum. Bu konunun üstüne düşünmem gerekiyor. Bakalım neler türetebileceğim. Teşekkürler 👍

    1. Eğer kendimizi değerlendiriyorsak ve birşeyleri türetmeye başlıyorsak, yazı amacına ulaşmış demektir. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir