Okuma Süresi: 6 dakika

Hititler, yeterince bilinmiyor olmasa da, tarihte Anadolu’da bilinen ilk büyük merkezi güç olarak tanımlanabilir. Döneminin -bugünkü deyim ile- üç süper gücü arasında yer alan Hititler’i, aynı topraklarda yaşayanlar olarak daha yakından tanımamız ve tanıtmamız gerekiyor. Bu çerçevede, Hititleri öğrenmek için başvurulabileğimiz eserlerden birisi de Trevor Bryce’ın Hititler – Anadolu Savaşçıları adlı eseri uygun eserlerden…

Türkiye’de Görmeniz Gereken Eserler Arasında Yer Alan ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi‘nde Sergilenen Hitit Uygarlığı’na Ait Önemli Eserlerden Birisi: İnandık Vazosu

Türkiye’de Görmeniz Gereken Eserler‘e, nadide eserler ile dahil olan Hitit Uygarlığı, Anadolu topraklarında imza bırakan uygarlıklardandır. Anadolu’da geçirdikleri yüzlerce yılda, hukuk geliştiren ve yönetim şekli olan monarşi içinde Pankuş gibi bir tür meclis de barındıran Hititler, birçok açıdan önemli medeniyet özelliği taşıyor. Cumhuriyetimiz kurulduğunda Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de ilgi gösterdiği Hitit Uygarlığı’nı daha yakından tanımak için Trevor Bryce’ın Hititler – Anadolu Savaşçıları adlı eseri yararlı bir kaynak. Bununla birlikte, Hititler – Anadolu Savaşçıları adlı eserin Hititleri rahat okunabilir bir dille de olsa, derinlemesine anlatmasından dolayı, önce Mahfi Eğilmez’in Anitta’nın Laneti ve Hattuşa’dan Kaçış adlı eserleri okumak ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni ziyaret etmek başlangıç açısından uygun olacaktır.

Kitaptan Aklıma Takılanlar

  • Sonraki sayfalarda sıklıkla görülen “Anatolia” kavramına ne dersiniz? Kavram aslında Yunanca “yükselme anlamına gelen anatole sözcüğünden türemiştir. Burada ise Yunanların bakış açısından güneşin yükseldiği (doğduğu) bölge anlamında kullanıldı. İlk kez MS 10. yüzyılda görülen Anatolia sözcüğü bugünkü Türkiye için ve özellikle ülkenin batı topraklarının üçte ikilik kısmını oluşturan yarımada ve Türkiye’nin ortasında yer alan yüksek bölgeler için kullanılır. Sözcüğün Türkçesi “Anadolu”dur.
  • Kuzeybatıda yer alan Troia adlı bir yerleşim (Homeros’un İlion’u), birçok araştırmacının tespit ettiği gibi Hitit metinlerinde Viluşa olarak geçen bir krallığın merkeziydi. Büyük olasılıkla Arzava ülkelerinin bir parçası olan bu krallığın kendi arşivi vardı zira Hitit ve Viluşa krallarının diplomatik ilişkiler kurduklarını biliyoruz. Ancak Troia’da yapılan kapsamlı kazılarda kentte Tunç Çağı’na ait yazılı bir belgenin izine dahi rastlanmamıştır. Troia’daki ilk yazılı belge, tunçtan yapılmış ve sahibinin adını ve mesleğini (kâtip) belirten dışbükey bir mühürdür. MÖ 1050 ve 1000 arasına tarihlenen mühür Tunç Çağı sonrası aittir ve Troya Müzesi’nde sergilenmektedir. Kanıtların yokluğuna rağmen birçok bilim insanı Homeros’un İlion’u ile Hititlerin Viluşa’sını bir tutar. Bugün Troia’nın girişindeki levhada bulunan ILIOS WILUSA ifadesi bu konudaki tüm kuşkuları ortadan kaldırır.
Hititlerin Viluşa Dediği, Luvilerin Yaşadığı Tahmin Edilen Tarihi Şehir: Troya (Troia / Truva)
  • Bu yazı daha ona aynı amaçlarla kralların ve kralın ailesinin diğer üyelerinin mühürlerinde de kullanıldı. Gerçekten de yakın zamanda Hattuşa’da gerçekleştirilen en etkileyici keşiflerden biri de neredeyse 3.500 adet (o güne dek bulunan tüm mühürlerin sayısından çok daha fazla) kraliyet mührü veya mühür baskılardı. Mühürlerin ortasında hiyeroglif biçiminde yazılmış kralın adı bulunurdu. Mührün çeperinde ise genelde kralın babasının adı ve bazen de diğer seleflerin adı çivi yazısıyla yazılırdı. Ancak en önemlisi imparatorluğun son yüzyılında yaşayan Hitit krallarına ait yazıtların Luvice hiyeroglif yazısı şeklinden yazılmış olmasıydı. Krallar, hem başkentte hem de imparatorluğun diğer bölgelerinde askeri başarılarını ve dini görevlerine bağlı olduklarını göstermek veya yalnızca adlarını sergilemek için bu yazıyı kullandılar. Taş bloklara veya kaya yüzeylerine kazınan bu yanıtlara çoğu zaman herkesin görebilmesi için heykeller eşlik ederdi.

İçindekiler

Haritalar ve Resimler, xi
Teşekkür, xv
Giriş, 1
1. Bölüm: Kayıp Bir Dünyayı Yeniden Keşfetmek, 7
2. Bölüm: Hititler Kendilerini Bize Nasıl Anlattılar?, 17
3. Bölüm: Hitit Çağının Şafağı, 23
4. Bölüm: Hasta Bir Kralın Mirası, 37
5. Bölüm: ‘Artık Kan Dökmek Yaygınlaşmıştı’, 43
6. Bölüm: İmparatorluk İçin Gereken Koşullar, 49
7. Bölüm: Bir İmparatorluğun Kuruluşu, 61
8. Bölüm: Aslan mı? Süt Dökmüş Kedi mi?, 71
9. Bölüm: Yok Oluşun Ucundan Üstünlüğün Eşiğine, 79
10. Bölüm: Tüm Krallıkların En Büyüğü, 87
11. Bölüm: Tanrılara Aracılık Yapanlar: Hatti Büyük Kralları, 97
12. Bölüm: Varsayılan Kral, 113
13. Bölüm: Sağlık, Hijyen, Şifa
14. Bölüm: Adalet ve Sıradan Halk, 133
15. Bölüm: Lütfen Seks Yapmayalım, Bizler Hititiz, 143
16. Bölüm: Kadınlar, Evlilik ve Kölelik, 151
17. Bölüm: Mısır’la Savaş, 165
18. Bölüm: Kralın Tüm Atları ve Kralın Tüm Askerleri: Hitit Savaş Makinesi: 175
19. Bölüm: Kral Olacak Kişi, 191
20. Bölüm: İktidarın Ortakları: Hatti Büyük Kraliçeleri, 205
21. Bölüm: Tapınaklar ve Bürokratlar Kenti: Kraliyet Başkenti, 211
22. Bölüm: Seçkinlerin Kardeşliği: Krallar Kulübü, 233
23. Bölüm: İmparatorluğun Yaşam Mücadelesi, 241
24. Bölüm: Hatti’nin Kutsal Efendileri, 251
25. Bölüm: Bir İmparatorluğun Ölümü, 265
Ek 1: Hatti Hükümdarları, 281
Ek 2: Ana Hatlarıyla Hitit Tarihindeki Başlıca Olaylar, 283
Kaynakça, 287
Dizin, 291

Arka Kapak Yazısı

Bilinmeyen Bir Dünya İmparatorluğu: Hititler

Hititler, Geç Tunç Çağı’nda Antik Yakındoğu’nun en büyük askeri gücü hâline nasıl geldiler? Düşmanları karşısındaki zaafları nelerdi? Anayurtları olan ve denizlerle bağlantısı bulunmayan Anadolu’nun ırmaklarının seyrüsefere imkân tanımayışı karşısında ne tür önlemler almışlardı? Nüfuslarının azlığıyla ve kimi zaman ülkelerini kasıp kavuran salgın hastalıklarla nasıl mücadele ediyorlardı? Bu antik imparatorluğun yükselişinin ve parlak başarılarının arkasında hangi güçler yatıyordu

Antik dünyanın, tarihi üç bin yıldan fazla bir süredir kayıtlardan silinmiş olan ve en gizemli uygarlıklarından biri olarak gösterilen Hititleri olabildiğince canlı ve alışılmadık bir üslupla kaleme alan Trevor Bryce, hem Hitit savaşçılarını hem de Hititlerin toplumsal, dinî ve siyasî kültürünü açığa çıkarıyor. Çok sayıda soruya yeni çözümler öneren Bryce, bir yandan Kadeş Muharebesi’nde (MÖ 1274) II. Ramses’i neredeyse bozguna uğratmayı başaran Hititlerin savaş arabalarını nasıl ustalıkla kullandıkları konusundaki sır perdesini ortadan kaldırırken, diğer yandan kendilerini panteonlarındaki ibadetlerine adayışlarını masalsı bir dille anlatıyor. Yüzyıllar boyunca otoritelerini pekiştirmelerini sağlayan yeni bir diplomatik sistemi nasıl dahice idare ettiklerini detaylı biçimde okuyucuya sunuyor. Hititlerin askerlikteki ustalıkları dışında üzerinde durulması gereken birçok sıra dışı konuya dikkat çeken elinizdeki eserle birlikte Hititlerin dünyasındaki festivallere, inşa ettikleri tapınak ve saraylara konuk olacak; geleneklerini, batıl inançlarını ve işledikleri suçları öğrenecek, kraldan köleye uzanan toplumsal hiyerarşilerini keşfedecek, antik dönem evlilikleri gibi pek çok ilginç konuda bilgi sahibi olacaksınız.

“Hititler: Anadolu Savaşçıları”, okuyucuyu destansı ihtişamla günlük yaşamın mahremiyeti arasında yolculuğa çıkaran, haritalarla ve resimlerle donatılmış bir tarih ve kültür başyapıtı…

Künye

Kitabın Adı
Hititler – Anadolu Savaşçıları

Yazar
Trevor Bryce

Çevirmen
Ülke Evrim Uysal

Sayfa Sayısı
320

Yayıncı
Kronik Kitap

İlk Baskı
Mart 2020

Baskı Sayısı
4 (Dört)

ISBN
978-605-7635-53-2

Yazı Notları
İlk Yayım Tarihi, 15/10/2020
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 2 gün
Çalışma Süresi, 1 saat 17 dakika 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir