Okuma Süresi: 10 dakika

Zeytingillerden leylaağı, hanımeligillerden kara mürveri, papatyagillerden civanperçemini, karanfilgillerden kuş otunu ve ballıbabagillerden biberiye, mercanköşk, adaçayı ve fesleğeni incelemiştik. Şimdi sıra yine ballıbabagiller ailesinden olan, Anadolu topraklarının baştacı, mutfakların en çok sevilen tadı, binlerce yıldır tanınan ve dünyanın aromatik ve tıbbi bitkileri arasında en önde geleni olan bitkisinde: Kekik bitkisi…

Kekik Bitkisinin Tarihi

Dünya üzerinde 350 kadar türü bulunan1 kekik, binlerce yıldır insanoğlu tarafından tanınmaktadır. 

Mezopotamya’da kekik bitkisinin; biberiye, nane, rezene, hardal, kimyon, kişniş, çemen, sedefotu ve safran ile birlikte baharat olarak kullanıldığı bilinmektedir.2

Anadolu’daki ilk büyük uygarlıklardan olan Hititler‘in, Boğazköy metinlerinde kekik bitkisinin “ḪAŠU” olarak geçtiği3 dolayısıyla da Hititler tarafından kullanıldığı bilinmektedir.

Mısırlılar ise maydanoz, dereotu, kişniş, kimyon, mercanköşk ile birlikte kekik bitkisi de mutfaklarında kullanmıştır.4

Yine Mısırlıların ve Troya Savaşı sonrasında Troya Antik Kenti’nden İtalya Yarımadası’na göç ettikleri söylenegelen Etrüsklerin ölülerini mumyalamak için kekik kullandıkları bilinmektedir.5

Etrüsklerin düşüşüyle yükselen Romalıların döneminde, bugünkü Adana’ya yakın bir konumda bulunan Anavarza Antik Kenti’nde doğmuş ve M.S. 1. yüzyılda yaşamış olan hekim Dioskorides Pedanius, De Materia Medica adlı eserinde kekik bitkisinden bahsetmiştir. Yine aynı yüzyılda yaşayan ünlü Romalı doğa tarihçisi Gaius Plinius Secundus da sık sık kekiğe ve özelliklerine değinmiş, “zihnin sapmalarını iyileştirdiğini” söylemiştir.7 thymus’un yani kekiğin, cesareti, enerji ve dayanıklılığı arttırdığına da inanılmıştır. Buna inanışa bağlı olarak Romalı askerlerin -muhtemelen antiseptik etkisi nedeniyle sağlığı arttıran- kekikli banyolarda yıkandığı bilinmektedir. 

Adaçayı, biberiye, mercanköşk gibi Akdenizli olan kekik Avrupa’nın geri kalanıyla, Ortaçağ’da Benedikten rahiplerin Alplerden toplayıp getirmeleriyle tanışmıştır.8 Bu nedenle kekik Akdeniz dışında yazılı kaynaklarda pek yer almazken, bu tanışıklık ile birlikte 1500’lerden sonra yer almaya başlamıştır.

Doğu Akdeniz’de Lübnan’da ise, tıpkı Antik Yunanistan’da zihin açıklığı için öğrencilerin yakalarına biberiye bitkisi takıldığı gibi, anneler çocuklarının derslerinde başarılı olmaları için kekik ve zeytinyağından yapılmış bir sos sürülmüş ekmek yedirirlermiş.9

Kekik Bitkisinin Anadolu’da Kullanımı

Medeniyetin doğduğu topraklar olan Anadolu’da kekik bitkisinin kullanımı da oldukça eskidir. Bu kadim gelenek çerçevesinde eskiden olduğu gibi bugün halen, Anadolu’nun birçok yerinde meyveler kuruturken kekikli suya bir batırılıp çıkarılmaktadır ya da bakliyatları saklarken kavanoz ya da torbalara bir kaç dal kekik konulmaktadır .

Anadolu’da geniş coğrafyalarda konar göçer hayat sürdürmüş olan yörüklerin uzun sürelerdir, yazın yaylalardan topladıkları adaçayı bitkisi ve kekiği kahvaltıda yedikleri ve kışın çay olarak tükettikleri bilinmektedir.10 Kekiğin –adaçayı gibi- bu şekilde çay olarak tüketilmesi oldukça yaygındır ve özellikle Batı Anadolu’da birçok köy kahvesinde bitki çayı olarak tüketilmektedir.

Yine Doğu Anadolu’nun meşhur peynirlerinden olan otlu peynirde kekik ve yakın türleri kullanılmakta, Adana yöresinde ise taze çökelek, çörekotu ve kekik ile birlikte kavanoza basılmaktadır.

Hem ünlü bir türküye adını veren hem de bir zeybek türü de olan Çökertme’nin adı ile anılan Çökertme Kebabının olmazsa olmaz lezzetlerinden birisi de kekiktir.

Kekiğin En Tatlı Hali: Kekik Balı

Kekik çiçek açtığında yaydığı koku ile farklı farklı böcekleri, özellikle de arıları kendine çekme özelliğine sahiptir. Bu nedenle kekik bitkisinin yaygın olduğu coğrafyalarda yapılan arıcılık, kekik lezzetinin öne çıktığı bir balın elde edilmesini sağlamaktadır.

Tam da bu şiekilde, antik dönemden beri Attika Yarımadası’ndaki Atina şehrinin kekik balı meşhur olmuştur ve bu bilinirlik Osmanlı İmparatorluğu döneminde de devam etmiştir. Nitekim Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinde Atina balının “neftî renginden ve misk kokulu” olduğunu ve “Atina balından yapılan paludenin (pelte) lezzetli olduğunu” belirtmektedir.

Felix Beaujour ise 1800 tarihli eserinde ise Atina balının koku ve tatlılık açısından en iyi Fransız ballarından üstün olduğunu ve bu bölgede üretilen balın hemen hepsinin Topkapı sarayında ve Osmanlı’nın ileri gelenlerce tüketildiğini belirtir.11

Kekik bitkisinin yaygın olduğu Adalar Denizi’nin doğu yakasında, Anadolu’da ise, kekik balı konusunda Alaçatı bölgesi öne çıkmaktadır.

Kekik Bitkisinin Özellikleri

Çokyıllık bir bitki olan kekik çoğunlukla çorak topraklarda yetişmektedir ve toprak özellikleri açısından çok talepkâr odeğildir. Biraz da bu özelliğinden dolayı, geven bitkisi ile birlikte, Anadolu bozkırlarının bitki örtüsünün temelini oluşturmaktadır.12

Biberiye, lavanta, ıhlamur, adaçayı ve birçok diğer bitki gibi arıların polen topladığı bitkilerden olması nedeniyle, kekik bitkisi ekosistem açısından da kıymetlidir. Artık gelelim kekin bitkisinin bileşenlerine…

Gövdesi

Kekik bitkisinin gövdesi sürgünlere doğru taze ve yeşil, köke doğru daha olgun, sert, hatta bazı türlerde de odunsudur.

Kışın yapraklarını tam olarak dökmeyen ve 20-30 cm boya erişebilen çalılardır. Gövdesi, kuru ve sert olabildiği gibi, yeşil ve yumuşak kalanları da bulunmaktadır.13

Yaprakları

Türlere göre değişmekle birlikte kekik bitkisinin yaprakları mızrak ya da oval şekildedir.

3-5 mm boynunda kalın, neredeyse üç yüzlü olan yaprakları koyu yeşil renkte ve güzel kokuludur. Mızrak şeklinde ya da oval olan yaprakların uçları genellikle sivri ancak batıcı değildir. Sahip olduğu keskin ve hafif yakıcı bir aroma ve koku, yaprak ve dallarda bulunan uçucu bir yağdan kaynaklanmaktadır.14

Çiçekleri

3-4 mm çapındaki çiçekler genellikle eflatun renklidir.15 Bununla birlikte, beyaz, pembe renkte olan türler de bulunmaktadır. Çiçeklenme mayıs ayından başlar Ağustos’a kadar devam etmektedir.

Tohumları

Aynı aileden akraba oldukları için, fesleğen ve biberiye tohumlarına oldukça benzer. Sert ve küçük elips şeklindedirler. Bazı türlerin tohumları ise rezene tohumlarına da benzemektedir.

Mide Mühendisi Uzmanlığı ile Kullanımı

Kekiğin mutfakta kullanılamayacağı yer yoktur desek abartmış olmayız. Bununla birlikte taze kekiğin tadının daha hoş ve yumuşak bir tada sahip olduğunu, günler geçtikçe kekiğin tadının güçlendiğini ve özellikle yazın iyice keskinleştiğini söylemek de gereklidir. 

Bahar ya da yaz kekiği farketmez, uzun süre pişse de kekiğin tadı pek azalmaz. Bu nedenle uzun süreli pişirim tekniği olan konfit yapılırken rahatlıkla kullanılabilir. Sarımsak konfit’de ve domates konfit’de kekik, özellikle de taze kekik kullanıldığında, lezzetli yaz domateslerinin üzerine biraz zeytinyağı gezdirip üzerine kekik yaprakları atıldığında tadına doyum olmaz. Aynı şekilde zeytinyağı, kekik ve zeytin üçlüsü de enfes olur.

Zeytinyağı ve sirkelere aroma vermesi amacıyla konulabilen kekik, meşhur “Dört Hırsız Sirkesi” nin içerdiği bitkilerden de birisidir. Kekiğin tıpkı biberiye, mercanköşk, civanperçemi gibi çayı yapılabilmekte ve siyah çayın içine koku ve lezzet verici olarak eklenebilmektedir.

Kurutulduğunda ufalanarak yemeklerde baharat olarak kullanılabilen kekik, biberiye gibi, Fransız ve İtalyan mutfağında çeşit çeşit lezzetler hazırlanırken kullanılan kuru ot torbacıklarının da olmazsa olmazıdır.

Kekiğin yakıştığı sebzeler,

  • Patlıcan
  • Soğan
  • Papates
  • Biber
  • Havuç
  • Kabak

olarak sıralanabilir.

Bu leziz bitki, bitki çayı olarak içilmesinin yanı sıra,

  • Ekmeklerde,
  • Foccacialarda,
  • Pizzalarda,
  • Peynirli karışımlarda,
  • Aromatik sirke ve zeytinyağlarında, 
  • Izgara etlerde,
  • Kümes hayvanları yemeklerinde,
  • Deniz ürünlerinde,
  • Salata ve makarna soslarında,
  • Meyve salatalarında, 

da kullanılabilir ve bu lezzetlere çok yakışmaktadır.

Yapraklarının dışındaki kullanıma gelirsek, tıpkı mercanköşkün ve biberiyenin sapları gibi, kekik bitkisinin sapları da, tütsüleme malzemesi olarak kullanılabilir. Bu sayede tütsülenen malzemeye biberiye tadı ve kokusunu verilebilir. Yine mangal yaparken kömürün üzerine, etlerin altında atılacak az miktarda dal kekik, etlere hem kekik tadı hem de tütsü tadı verecektir.

Diğer Baharatlar ile Uyumu

Kekiğin aroması güçlüdür bu nedenle kullanım miktarına dikkat edilmelidir. biberiye, karabiber ve mercanköşk ile uyumu yüksektir.

Tıbbi Faydaları

Kekik bitkisi ısıtıcı, sıkılaştırıcı, balgam söktürücü, sindirimi teşvik edici, spazm çözücü, öksürük kesici, ansiteptik ve mantar  yok edici özelliklere sahiptir.16 Bu özellikleri nedeniyle, genellikle öksürük, soğuk algınlığı, grip, bronşit ve astım için önerilir. Ayrıca mide ve bağırsak kaslarını gevşettiği için sindirim sorunları için de kullanılmaktadır.17

Kekiğe antiseptik özelliği kazanadıran bileşikler, timol ve karvakrol gibi uçucu yağlardır ve bakterileri, virüsleri ve mantarı önlemektedir.18

Türkiye’de Nerede Bulunur?

58 türü bulunan kekik Türkiye’nin hemen her yerinde bulunur.

Ankara’da Nerede Bulunur?

TÜBİVES Verilerine göre Ankara’da, Thymus sipyleus alttür sipyleus varyete sipyleus, Thymus leucostomus varyete leucostomus, Thymus leucostomus varyete argillaceus birçok yerde bulunabilmektedir.

Künye

Bitki Adı
Kekik Bitkisi

Bilimsel Adı
Thymus Vulgaris

Farklı Adları
Catır, kakuk, keklik otu, kek otu, top kekik, bilyalı kekik, 

Diğer Dillerde Adları
Thymus (İngilizce), Thymus (İspanyolca), Thym (Fransızca), Thymiane (Almanca)

Bölüm
Kapalı tohumlu

Sınıf
İki Çenekliler

Aile
Ballıbabagiller (Lamiaceae)

Cins
Thymus

Doğal Yetişme Alanı
Kekiğin doğal yetişme alanı Akdeniz kıyılarıdır.

Kaynaklar

  • A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler, Prof. Dr. L. Ömür Demirezer, Prof. Dr. Tayfun Ersöz, Prof. Dr. İclal Saraçoğlu, Prof. Dr. Bilge Şener, Prof. Dr. Ayşegül Köroğlu, Prof. Dr. Funda N. Yalçın, Hayykitap
  • Baharat & Otlarla Şifalı Yemek Tarifleri, Monika Aschl, Kaknüs Aile Kitaplığı
  • Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı, Oktay Mete, Alfa Kitap
  • Bir Ot Masalı, Tijen İnaltong, İletişim Yayınları
  • Kokulu Ot ve Baharat Ansiklopedisi, Tony Hill, Oğlak Yayıncılık
  • Mutfaktaki Yaban: Anadolu’nun Yenen Otları, Tijen İnaltong, YKY Yayınları
  • TÜBİVES Türkiye Bitkileri Veri Servisi
  • Türkiye’nin Ağaçları ve Çalıları, Necati Güvenç Mamıkoğlu, NTV Yayınları, Sayfa 476
  • Türkiye’nin Yabani Besin Bitkileri ve Ot Yemekleri, Prof. Dr. Ertan Tuzlacı, Alfa Kitap
  • Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi, Rebecca L. Johnson , Steven Foster , Tieraona Low Dog , David Kiefer, Hürriyet Kitap

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 07/10/2021
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 4 gün
Çalışma Süresi, 5 saat 56 dakika

6 thoughts

  1. Camın kenarında kekik, adaçayı ve fesleğen ve biberiye yetiştirmek üzere yer açtım. Fakat düzgün tohum bulabilmek adına bir önerin var mı?

    1. Hepsine dair ayrıntılı yazılar yazdım, bilgi için onlara bakabilirsin. 😂
      Şaka şaka. Özelden ulaşıyorum bilgi için.

  2. Bir çok Yemeğe lezzet katan, severek yediğim bir baharatın taa geçmişine gittim bu yazı ile…

  3. Bu şahane bitkiyi paylaşımında görmek güzel oldu. Çayından, cilt bakım yağlarından, ağız bakım suyundan, yemeklere enfes tadından saymakla bitirilmeyecek şifa kaynağı ve baharatların olmazsa olmazı. Biz de mutfağımızda çok kullanan bireyler olarak tadının güzelliğini anlatmakla bitiremeyiz. Emeklerinize sağlık sizinle birlikte yeşil bitkileri yakinen inceliyoruz. 🤗 🌱🌱🌱

    1. Teşekkür ediyorum, ne güzel anlatmışsın kekiği…
      İnşallah bu güzel bitkilerden daha çok kişinin faydalanması ve daha da iyi faydalanması için paylaşmaya devam edeceğim. Sizlerin de deneyimleri varsa duymaktan memnuniyet duyarım. 🤗

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir